“Son olarak, bütün gerçek sürgünlerin doğrulayacağı gibi, bir kere yurdunuzdan ayrıldıktan sonra nereye giderseniz gidin orada hayata kaldığınız yerden devam edemez, o yeni yerin bir başka yurttaşı olup çıkamazsınız. Ya da bunu yapsanız bile, her şeyi öyle yüzünüze gözünüze bulaştırırsınız ki harcadığınız çabaya değmez. Zamanınızın büyük bir bölümünü yitirdiklerinize yanarak, etrafınızdaki, hep yurdunda, sevdiklerinin yanında olmuş, ne bir zamanlar kendilerine ait olan bir şeyi kaybetme deneyimini ne de, daha önemlisi, asla geri dönemeyecekleri bir hayatın kavurucu hatıralarını yaşamak zorunda kalmış insanlara gıpta ederek geçirebilirsiniz”