İslam uygarlığı, farklı yabancı kültürlerle önceki karşılaşmalarında temel kelami duruşunu koruyarak, onları görmezlikten gelmeden ama onları içine alarak ve onları dönüştürüp zenginleşerek, yoluna devam etmişti. Batı çağdaşlığı illa Müslümanlığın bu son karşılaşma tecrübesi de eninde sonunda benzer bir kadere doğru evrilecek ve Müslümanlık insanlık tarihindeki özgün konumuna yeniden oturacaktır. Vallahu a’lem
“Maddi sükûtların manevî sükûtlardan bir farkı var. Meselâ uçuruma düşen bir insan paramparça olup ölüyor. Fakat manen düşen insanın bazen yalnız bir tarafı zedeleniyor öte tarafları tamamiyle salim kalabiliyor.”
Benim de mi düşüncelerim olacaktı,
Ben de mi böyle uykusuz kalacaktım,
Sessiz, sedasız mı olacaktım böyle?
Çok sevdiğim salatayı bile
Aramaz mı olacaktım?
Ben böyle mi olacaktım?