Elif

“Ne demek? Tabii ki yoktu, ben kimdim ki itiraz edecek? Sanki Fatih İstanbul'u fethettiği gün, hemen şimdi buraya bir darülfünun açıla, demiş gibi kuruluş tarihine 1453 dense de ilk 100 sıralamasına giremeyen, hele şimdi iyi üniversiteler listesinin yakınından bile geçemeyen bir üniversitenin hasbelkader iyi bir makale yazmış bir öğrencisiydim. Daha onca yıllık asistanlar hocalarına yaptıkları hizmetçiliğe bile itiraz edemezlerken dünya çapında bir derginin yazıma koyacağı başlığa mı itiraz edecektim?”
Sayfa 82·Kitabı okudu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İnanılmaz bir siyah beyazlık içindeydik. Gülen ayvalardık, ağlayan narları görmek istemiyorduk.
Sayfa 71·Kitabı okudu
Babam omuzlarında tonlarca geçmiş taşıyan bir Atlas'tı. Şimdi, o aramızdan ayrılınca, tüm o geçmişin çatırdayarak üzerime usulca yıkıldığını, beni tüm öğle sonralarının arasına gömdüğünü hissediyorum. Çocukluğun sessizce yıkılıp dağılan öğle sonraları. Ve yardım için çağıracağım kimsem yok.
(…) anne, içinde yüzdüğünüz hava gibidir. Baba bambaşka bir şeydir - puslu, belirsiz ve karanlıktır, bazen korkutucudur, çoğu zaman ortada yoktur (…)
Bazı yerlerde aynaların üstüne bez örterler, ölen kendini görmesin ya da aynaya yansımasın diye, ve son nefesten sonra ruhun dışarıya uçması için pencereyi hemen açarlar, hapsolup duvarlara kuş gibi çarpmasın diye, ya da sinek gibi. Aslında burada bazı bölgelerde "ruh" kelimesi "sinek" ile aynıdır - muha, muşa, muşiçe. O sinek - ruh.