Daha önce de bahsettiğim gibi uykuda kalmamıza yönelik programlar bize aktarılıyor. Son derece boş ve bir o kadar da gereksiz bilgilerle zihnimiz sürekli donatılıyor. Ruhumuzu doyurmamız gerektiğine dair hiçbir öğreti bize sunulmuyor Üst benliğimiz ile tekrar bağlantı kurarak potansiyelimizi nasıl kullanabileceğimiz, iç dünyamızı güzelleştirmek adına neler yapabileceklerimiz de bize öğretilmiyor! Doğal olarak büyük bir kargaşa içinde yaşamaya mahkum ediliyoruz. Ve çoğunlukla gördüğümüz üzgün, bıkkın,çaresiz insanlar topluluğu! Özellikle içinde bulunduğumuz yüzyıla bir bak. Tamamen tüketim odaklı, doymak bilmeyen ve "benmerkezci" bir zihniyet hakim. Ve insanlar kendi çıkarlarına uygun olanı elde etmek adına artık tamamen kör olmuş durumdalar. Birbirlerini ezip geçerek büyük bir üstünlük elde etme amacı her şeyden önemli hale geldi. Daha fazlası, daha fazlası ve daha da fazlası...
Bir insana değer vermek özen göstermek ona kıymetli olduğunu hissettirmek de bir kültürdür.
Bunun eğitimi yoktur.
Kitaplarda yazmaz.
Yolu insan olmaktan geçer.
-Uğur Gökbulut-
Ustam, neyini dizlerine indirdiğinde şefkatli bir tebessümle baktı yüzüme. "Evlat..." dedi. "Her insanın içinde Yaradan'ın esmaları, özellikleri, sırları vardır. Herkeste bir tanesi daha baskındır. Önemli olan senin o esmayı bulup uyandırman ve ruhunu dengeye sokman. İşte o zaman bu dünyaya gelme amacını da keşfedeceksin."