öncelikle kitabın isminin "yaşam neden olduğu gibi vardır" nev'inden bir adla ifadelendirilmesinin daha uygun olabileceği kanısına kapılıyor insan: kitabın ele aldığı konu her ne kadar bilimsel ifadelendirme olarak nasıldansa niçin" gibi daha dini, felsefi bir boyutu irdelemek maksadı taşısa da bu adın daha uygun kalacağı kanaatindeyim.
burada kitabı irdeleyeceğim perspektif biraz daha mimari, yapısal olabilir zira böyle temel kaynaklardan yararlanmamın amacı toplumsal mimari yapısallaşmayı biyoloji temelinde, mikro ölçekli detayların makro ölçekteki karşılığını bulmak oluyor.
kitabın ele alarak yola çıktığı mihenk taşı hayatın temelini enerji üzerine kurgulaması ve rafineleşen, karmaşıklaşan, kaosvari bir bağlamdan cozmozvari bir düzen çıkaran ve bunu da enerjinin üretimi için kurgulanan "arabölge" ya da zarda yapısallaşan iç-dış diyalektiğine, dengesizliğine dayalı olarak kurgulanan yapıda hayatı temellendirmek üzerine araştırmaları ve görüşlerini serdetmesi olarak ifade edilebilir.
söz konusu kaosvarî bağlam, yaşama kaynaklık etmesi amacıyla sürekli bir karbon kaynağı, serbest enerji deposu, kapsamlı akımları aktifleştiricek katalizör minerallerin barınağı gibi asgari ihtiyaçları karşılayan "alkalin hidrotermal menfezler" üzerinde bulunuyor. bu alanda belli başlı yapıların, inorganik elemanların organik bir yapıyı meydana getirecek etkileşimler yarattığı öngörülüyor. yaşamak fiilinin gerçekleştiği, yaşam denilen kendi üzerine katlanarak çeşitlenen olayı meydana getirecek ortamı, yapı ve doğal çevreyi barındırdığı ele alınıyor. medeniyet tarihinde sosyal katmanlaşmanın, sınıflaşmanın sebepleri arasında bu nevi çevreye eklemli bir oluşum şartı görülebilir. *1
günümüz teknolojisinin gelişiminin gruplar, birleşimler, birleşimler içerisindeki yeni kurgular, yapılar ve