Yine de zaman geçiyordu; insanları hiç düşünmeden, dünyada gidip geliyor, güzel şeyleri solduruyor; ve henüz adı bile konmamış yeni doğmuş bebekler de dahil olmak üzere hiç kimse onun elinden kurtulamıyordu.
Bu küçük yaratık(çocuk) henüz kafa bulandıran düşlerin ne olduğunu bilmiyor küçük ruhu, kaygısız,isteksiz ve acısız, saf ve son derece sakin bir atmosferde dolaşıyordu.
Bu kalabalıkta bu tenhalık-
Sevgilim, bütün sözlerimi
Mazlumların rüyasından seçtim ben.
Budur, düşünmeden bildiğim
Budur, ayaklarına serdiğim has bahçe...