FAZIL DOĞAN (KÜTAHYA EMET)
Burada bir tarihi hakikati de gelecek nesiller için kaydedip köycülük çalışmaları ve milli mücadele çarpışma notlarıma son vereceğim. Yunanlılar Sakarya'ya kadar ilerlediği zaman geri kasaba ve nahiyeleri de birer müfrezeyle işgal etmişlerdi. Bu meyanda Emet'e de bir bölük gönderip hükümet dairesinde yerleştiler. Lakin Türk milletinin içinde yüzyıllar boyu yerleşmiş olan özgürlük hissini taşıyan bütün Emet köylüleri bir akşam birleşerek hükümet dairesini çevirip, Yunanlılara teslim olmalarını emrettiler. Üç yüz dört kilometre ilerilere ve gerilere kadar işgal altında mahsur bir vaziyette bulunan Emetlilerin gösterdikleri bu cesaret ve celadet bir şaheserdir. Yunanlılar teslim olmayınca kaçan bir tanesi hariç bütün Yunan askerlerini imha ettiler ve silahlı olarak neticeyi beklemeye koyuldular. Kaçan Yunan neferi Kütahya'ya gidip durumu anlatinca, Yunanlılar hemen Kütahya'dan bir alayı harekete geçirerek Tavşanlı yolundan Emet'e sürdüler. Bu alay, Emet'e iki saat mesafede Cevizlidere denen bir yere gelince Emetlilerin hareketi vaktinde haber alıp kurdukları pusuya düştü. Kadın, erkek ve çocuklar da dahil bütün Emet köylüleri ateşli bir intikam duygusu ile tam baskın yaparak bunları da imha ettiler. İçlerinden kaçmayı başaran bir iki kişi, Kütahya'daki Yunan kumandanlığına durumu bildirince, bu sefer Yunanlılar cepheden büyük bir kuvvet ayırarak Emet'e sevk ettiler. Bu kuvvetin karşısında köylüler dağlara çekildi. Yunanlılar da Emet'i ve o civardaki köyleri tamamen yaktılar. Fakat dağlarda, kovuklarda gizlenen bu mücahitler yine boş durmadılar ve perakende dolaşan Yunanlıları kapanlarına düşürdüler. Nihayet Emetlilerle başa çıkamayacağını anlayan Yunanlılar buradan bütün kuvvetlerini çekti ve Türk milletinin bu kutsal mabedinde tek bir Yunan neferi kalmadı. Bütün ev
Tarih
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Evet
peh. avad (evet)tan evet. Bir işi, bir eylemi onaylama, uygun bulma anlamına gelen avad Asya Türkçesine uvat, ovat (çağ.) biçiminde girdi. Eski fars. da avatha, cs. tr. emet, yemet, fars. belî, alm ja, ar. illâ.. (Sayfa: 250) * #İsmetZekiEyuboğlu #GenişletilmişVeGüncellenmişYeniBasım #TürkDilininEtimolojiSözlüğü #SayYayınları #Evet #Pehlevice #Avad #AsyaTürkçesi #Uvat #Ovat #Avatha #Emet #yEMET #fARSÇA #Beli #Ja #İllâ * İsmet Zeki Eyüboğlu Türk Dilinin Etimoloji Sözlüğü Türk Dilinin Etimoloji Sözlüğü
Türk Dilinin Etimolojisi Sözlüğü
Manisa günlükleri
Artık siteden atmadıklarına göre yazmaya bir yerden başlamak lazım sanırım. Yatsıyı Ulucamii'de eda etmek nasip oldu. Ol vesile bugünkü konu da burası olsun. Ulu Camii, Saruhanoğulları Beyliği’nin en önemli yapılarındandır. Muzafereddin İshak Bey tarafından 1366 yılında Mimar Emet Bin Osman’a yaptırılmıştır. Manisa Ulu Cami, Beylikler Dönemi’nin en önemli ve ilgi çekici cami planı olarak gösterilmektedir. Sipil Dağı kuzey eteğinde kurulan külliye; cami, medrese, türbe ve kuzeydoğusundaki hamamdan oluşmaktadır. Cami enine dikdörtgen bir plana sahip olup sekizgen ayak sistemi üzerine oturan bir büyük kubbeyle örtülmüştür. Tek minareli olan caminin hakiki kündekari tekniği ile yapılmış olan minberi Beylikler Dönemi Türk ahşap oymacılığının şaheserlerinden biridir. Minber Manisa Müzesi'nde korunmaktadır. “Fethiye Medresesi” adıyla anılan medrese, caminin batı bitişiğinde tek eyvanlı, iki katlı olarak camiden on yıl kadar sonra aynı mimar tarafından yapılmıştır. Kentin en eski medresesi olan yapının kuzeye bakan taç kapısının her iki yanında birer çeşme bulunmaktadır. Cami ile medrese arasındaki geçidin güney duvarında açılan bir kapıyla girilen türbede bulunan dört sandukanın İshak Çelebi ve ailesine ait olduğu sanılmaktadır. Külliyenin hamamı ise “Çukur Hamam” olarak bilinmekte olup, külliyeye gelir getirmesi amacıyla yapıldığı vakfiyesinden anlaşılmaktadır. Hamam 2006 yılında restore edilmiştir. Camii ise son restorasyonunu geçen yıl görmüştür. Bu külliyenin en önemli unsurlarından biri de sanırım içinde bir darphanenin de oluşudur. Çok külliye gezmek nasip oldu ama buranın dışında külliye içerisinde bir darphane duymadım hiç. Ayrıca Manisa'nın 1314 yılında feth edildiği düşünüldüğünde 50 yıllık bir zaman zarfında böyle bir yapının kurulmuş olması oldukça şaşırtıcı.
Osmanlı'ya gelin giden Germiyanoğlu sultanıyla, Babük Bey Camii'ne vakfedilmesiyle, Osmanlı asırlarının huzuruyla, işgal günlerinin kahramanlıklarıyla, Ekmekçi Haçça Ana'nın oğlu Hacı Süleyman amcasıyla, İstanbullu yağmur yağdıran hocasıyla ve dahi samimî simalarıyla Emet, zihnime ve gönlüme iki kelime kazıdı; sadakat ve vefa... Yedikıta Dergisi - Sayı 191 (Temmuz 2024)
İznik, İnegöl, Domaniç, Tavşanlı, Emet… Varış noktam olan Kütahya için şu tarihî şehirlere uğrayan bir güzergâh çizmiştim kendime. Birbirleriyle doğrudan veya dolaylı olarak irtibatlı olsalar da zihnim, İznik’i Anadolu Selçuklularıyla; İnegöl ve Domaniç’i Osmanlılarla, Tavşanlı ve Emet’i ise Germiyanoğullarıyla eşitledi gayriihtiyarî.
Alıntı

Enes

@enesbir
·
Bir Belde İki Kelime Sadakat ve Vefa
Farklı şeyler öğrenmek, farklı yerler görmek istiyorsan ana yoldan çıkıp direksiyonu tali yollara kıracaksın demişti bir tanıdığım. Her fırsatta yaptığım ve hiç pişman olmadığım bu tavsiye, Kütahya-Emet’te bir kez daha kendini sevdirdi bana… Yedikıta Dergisi - Sayı 191 (Temmuz 2024)
1000 Kitap