Kızım Olmadan Asla..
Bir çırpıda okuyup bitirdiğim bir kitap oldu. Bu eserin önce filmiyle karşılaşmıştım. Filmi izleyip çok etkilenmiştim. Ama kitabın bıraktığı etki bambaşka. Ne desem, nereden başlasam? Benim için bir kahramanlık hikayesi bu kaçış kitabı. İranlı bir adamla evli olan Amerikalı kadın, eşiyle beraber İran'a eşinin ailesinin yanına gelmesiyle başlıyor kitap. İki haftalık bir tatile geldiğini zanneden anne ve kızın gerçekle yüzleşmesi çok uzun sürmüyor. Çünkü Mudi'nin (İranlı eş) amacı bir daha Amerika'ya dönmemektir. Bu gerçekle yüzleşen anne ve kız buna inanmak istememekte ve bir kaçış yolu aramaktadır. Ancak İran'da kadının önemi olmadığından çırpınışları boşadır. Polise, avukata, hükümete gidemez çünkü hepsi kadının erkeğin himayesi altında olduğunu kabul etmektedir. Ve erkeğin izni olmadan İran'dan çıkış yapamayacaklarını bildireceklerdir. Ancak kızını İran'a getirdiği için suçluluk duygusu içinde olan anne pes etmemiş kaçış yolları aramış ve kızının böyle bir ortamda büyümemesi için mücadele etmiş. Çok büyük zorluklarla karşılaşmış olsa da kaçmayı başarmış
Coğrafyanın kader olduğunu bir kez daha hatırlatan bu kitabı herkesin okuması gerektiğini düşünüyorum. Bizim günlük rutin olarak gördüğümüz; işe gitmek, markete çıkmak, alışveriş yapmak gibi en sıradan özgürlüklerin, dünyanın bazı bölgelerinde kadınlar için bir hayal olduğunu fark ediyorsunuz. Bu yüzden bize verilen özgürlüğün kıymetini bilmeli ve ona sahip çıkmalıyız.