Şeklini mü'mince vermediğimiz, fıkhını yazıp okumadığımız internet bizim ibadetimize şekil vermeye kalkarsa bundan yirmi sene sonra İslam'ı sözgelimi dijital ibadete dönüştürürüz.
Nesiller televizyona kurban edilmiştir. Televizyonu sadece öcü ve şeytan olarak görenlerin bu tavırları belki yanlış olmayabilir ama reçeteleri yetersiz kalmıştır ve nesiller televizyonun önünde adeta hiçbir çaremiz yokmuş gibi sürüklenip götürülmektedirler, Müslümanı ve Müslüman olmayanıyla herkesi.
Yalnız kalmaktan, sıkılmaktan korkmayalım. Büyük eserler hep sıkıntıdan çıkmış. Can sıkıntısı, insanın yeni bir şey ortaya koyabilmesi için bir maya. Canı sıkılmayan insandan korkun. Bu gün insan, can sıkıntısından kaçmak için ekran açıyor. Onunla zihnini meşgul ederek can sıkıntısından kaçmaya çalışıyor. O can sıkıntısını mayalanmaya bıraksa oradan öyle tatlı yoğurtlar çıka cak ki. Biraz buna da izin vermemiz lazım.
Şayet yeryüzündeki ağaçlar kalem, deniz de arkasından yedi deniz katılarak (mürekkep olsa) yine Allah'ın sözleri (yazmakla) tükenmez. Şüphe yok ki Allah mutlak galip ve hikmet sahibidir.
(Lokman suresi,27)