Emine Ünal

Emine Ünal
@emine_unal
Psikolojik Danışman
9 okur puanı
Mayıs 2025 tarihinde katıldı

Emine Ünal

, bir kitap okudu
Puan vermedi·416 syf.·
2025 8. kitabı
Irvin D. Yalom
9/10 · 69,9bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·517 syf.··
2025 7. kitabı
Bir insanın içindeki bene uzanan bir serüvendi bu kitap. İnceleme yapmak için zaman verdim kendime kitabı düşünüp kavrayıp içimde eksik kalan kısımları tamamlamaya çalıştım. Ben de yeri geldi Martin yeri geldi Ruth oldum. İnsan kendinin de yabancısıdır. Düşünceleri misafirdir hatta ve hatta bir toz bulutu gibi zihninden geçer gider. Bazen o bulut yoğunlaşır hiç gitmeyecek sanırsın sonra yerini yeller almış. Martin'in Ruth'a olan aşkıyla başlayan kitap soğuk sularda son buldu. Martin Ruth'u düşünürken düşüncesinin bile onu yücelttiğini saflaştırdığını ve daha iyi biri haline getirdigini düşünüyordu. Ruth burjuva kesimine ait olan bir ailede yetişmiş belli kalıplarla büyümüş bir genç kadındı. Martin Ruth'u sevmeyi çok sevdi. Ruth'u değil ama içindeki onu iyileştiren güce vuruldu. Kendisini büyütüyordu bu his. Araştırmasını sağlıyor farklı dünyanın kapılarını gösteriyor göstermekle kalmayıp günler geceler boyu o kapılari tek tek açmayı öğretiyordu. Ruth için yaptığını sandı başlarda. Ruth'un ailesine ve Ruth'a yakın olabilmek bilginin gücüne erişebilmek istedi. Hesaba katmadığı durumlar gelişti. Martin hayatı öğrenmeye başlamıştı. Farklı ihtimallerin olduğu farklı bakış açılarındaki engin zenginlikleri gördü kısacası. Martin artık hayatın, duygularının farkında idi. Yazmayı çok sevdi. Defalarca denedi defalarca. Hiç vazgeçmedi. Ruth'dan süre istedi. Ruth sabretti ama bir yandan aile baskısı da kızı zor durumda bıraktı. Martin'in penceresinden ise kız onu bırakıp gitmişti. Ama Jack London Martinin bakış açısından anlatırken bile Ruth'u anlamamızı sağlayacak kapılar gösterdi biz okurlara. Gün gelip Martin'in kitapları yok sattığında Ruth gitmişti hayatından. Anlama ulaşmıştı Martin. Yeni anlamlar aramak için bitap düştü. Öyle ki sevdiği kadı, iyi olma halinin güçlü anahtarı
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135bin okunma
Puan vermedi·416 syf.··
2025 5. kitabı
Samim, Besim, Mefharet,Meral, Ferhat, Selmin... Bu karakterler üzerinden romanı temellendirmiştir Safa. 1950 yılında yazmış olduğu bu romanını karakterlerin içsel dünyası üzerinde tahliller yaparak satırlara dökmüş olması yazarın psikoloji ve felsefe gibi alanlara ilgi duyduğunu net bir şekilde hissettirdi. Mekan tasvirine çok yer vermemekle beraber iç dünyalara yolculuk yapmamızı istedi. Samim'in ütopyası olan Simerenyada yazar felsefi psikolojik kavramlari incelikle eritmis. Samim'in duygusal derinlikli ifaderi kendi ile baş başa kalmış zamanları, Besim'in bir o kadar rahat ve keyifli halleri, Mefharetin kaygılı stresli dakikaları ve savrulan Selmin ve Meral... Samim'in Meral'e duyduğu derin incelikli duygular ustalıkla yer almıştı satırlarda. Bir insanın duygularıa baş başa kaldığında ne kadar yıpratıcı bir süreç yaşadığına da tanık olduk aslında cubku ksrsissindaki Meral aynı düzlemde değildi samimle. Yazarın güçlü bir kadın karakteri oluşturmamasi kadınların ne istediğini bilmeyen düşünce savrukluğunda kayıp giden insanlar olarak yansıtması biraz dikkatimi çekti doğrusu hoş erkek karakterler üzerinde de eksiklikler vardı. Onlara da öfkeliydi sanki Safa. Kitabın sonuna doğru metafizik unsurlarına yer verilerek çıkacak yangının hissedilmiş olmasına çok anlam veremedim doğrusu sanki kitabın verdiği hissiyatla pek uyusmadi ancak Samim'in Meral'e bahsettiği birinci ve ikinci kendim kısmına Meral'in intihar notunda iliştirilmiş olması dikkat çekiyordu"intihar ediyorum kendi kendimden nefretimin cerceveledigi ve cirkinlestirdigi bir dünyada yalnızım diyerek yaşadığı bilişsel çelişkiyi satırlara dökmüştü vedaya hazır değildi belki ama acı bir şekilde hayata veda etti.Okuma keyfi iyi bir kitapti. Tasvirler canlı ve akıcı tuttu. Peyami safaya teşekkürle...
YalnızızPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 202527,2bin okunma
Puan vermedi·355 syf.··
2025 6. kitabı
Okumayı keyifle beklediğim okurken de bir kadar keyif aldığım bir eserdi. Atticus, Jim ve Scout Finch'in hikayesiydi. İçindeki doğruya kulak veren sadece kasabada değil içindeki kurduğu gizli mahkemelerde de doğru bildiğini savunan bir baba figürü olarak karşımıza çıktı Atticus. Çocuklarıyla bağı çok güzel işlenmişti. Roman Atticus'un kızı Scout'un bakış açısından kaleme alınmış olup çocuk bakış açısından dünyayı görmeyi ve okumayı çok özlemişim. Siyahi bir bireyin tecavüzle suçlanması ve bu davaya Atticus'un atanmasıyla yazar bir yerlerde var olan haksızlıkları dört bir yana duyurmak istemiş gibiydi adeta. Bulunduğumuz coğrafyanın meşgalesi olmayan bir konuydu keza tarihinde de siyahi ve beyaz ayrımı söz konusu olmamıştı ancak insanlık olarak bir yerlerde dini dili ırkı için hissedilen her acı ve bunun kaleme dökülmesi içime nakış gibi işlenir. Yazar son sayfaya kadar ince işçilikle nakşetti empati kurabilmeyi. Öyle ki kitabın başında ortasında küçük nüanslarla buna yer verdi "kendini onun yerine koyana ve onun gibi düşünene dek onu tanıyamazsın demişti babası Scout'a son sayfalarda yine ekledi" Bir keresinde kendinizi bir insanın yerine koymadan, onun yerinde olmanın nasıl bir şey olduğunu anlamaya çalışmadan asla onu taniyamayacağımızı söylemişti" benzer satırlarla okuyucuyu adeta bir anketin başında ve sonunda güvenirlik için yer alan aynı seçenekler gibi yazar başta ve sonda aynı ifadelere yer vererek empati kurabilme de ne noktaya geldik test etti sanki. İşteee kitabın en vurucu kısmı "İstediğin kadar saksağanı vur vurabilirsen ama bülbülü öldürmek günahtır" bu bir metafordu nazikçe satırlara dökülüveren. Bu metaforla ilgili cümleleri tamamlamayacağımzihnim düşünmeye devam etmeli. Ne de olsa bazı cümleler yarım kaldığında tamamlanır... Hissettiğim her şey
Bülbülü ÖldürmekHarper Lee · Sel Yayınları · 201488,7bin okunma