Emine Çınar

Emine Çınar
@eminecinar
Hani bazen iki insan birbirinin varlığında eriyip bir bütüne dönüştüğünde ya da doğayla gerçekten iç içe olabildiğimiz ender anlarda benliğimizin sınırları silinir ya, işte sadece o anlarda hayatımızın ilk günlerindeki “ilişki içinde varolma”yı yeniden yaşayabiliyoruz, bazı insanlar belki de hiçbir zaman yaşayamıyor. İlişki, işbirliği temelinde oluşan bir kucaklaşma. Zorunluluktan ya da insanın kendi isteğiyle de olsa, bir şeyler kazanmak ya da bir şeylerden korunmak amacıyla oluşan beraberliklerde ilişki yaşanamıyor. Oysa insanlar, farkında olarak ya da olmayarak, birtakım beklentilerle birbirlerine yaklaşıyorlar. Çoğu zaman, biri diğerinden, diğeri de ondan kendisini “yaşatmasını” beklerken, şirket ortaklığı benzeri ilişkilerin içinde hapsolup bu kez de beraberliklerin çürümesini bekleyerek. İnsanlar, “Ben ona şunu verdim” ya da “O bana hiçbir şey vermedi” gibi ifadeleri sık kullanıyorlar. Bunu yaparken aslında “ilişkinin kendisine” ne kattıklarını ya da katmadıklarını düşünemiyorlar; aslolanın bu olduğunu bilmediklerinden, belki de örneklerini tanımamış olduklarından. İlişki aynı zamanda, bir şeyleri beraber yapmaktan mutluluk duymaktır. Önemli olan yapılan iş değil, yapılan şeyin birlikte yapılması ve o şey yapılırken bir bütün olabilmek. Dolayısıyla olmak, yapmaktan önce gelir. Ama artık insanlar, içlerinden gelerek ve sorun yaratmadan, birlikte çalışmaktan haz almaya pek yatkın değiller.
Sayfa 37·Kitabı okudu
Aşk
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Gerçek siz onu nasıl yaratırsanız öyle olacaktır. Başkalarının buna engel olabileceği düşüncesi aslında yalandır. Hatta, sizin yaratmadığınız gerçek size ait değildir; böyle bir durumda, bir başkasının gerçeğini kendi gerçeğinizmiş gibi yaşamış olursunuz.
Sayfa 24·Kitabı okudu
Düşünce