Emine

9/10
·271 syf.··
2021 16. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 17 Mart 2021 06:58
Okuduğum bir kitap hakkında inceleme yazıp tasvir etmekte zorlansam da bu, Atsız'dan okuduğum dördüncü kitap olmasından ötürü kısacık bir şey yazmak istedim. Diğer kitaplarında da olduğu gibi gerçekten Atsız'ın kalemini seviyorum. Anlatış tarzı, insanı içine çeken o tarihi dokusu, aralardaki efsanevi ve masalsı hava, akıcılığı ile elinizden bırakmadan bir çırpıda okuyabileceğiniz bir kitap. Ama ben Atsız'ın kitaplarını biraz daha yayıp sindirerek okumayı seviyorum. Kitaba gelecek olursak da biraz aşk biraz dostluk en çok da Osmanlı diyebiliriz. Fetret dönemi, gizli kalmış şehzade, vefa, savaşlar, aşk, gökçen kız... "İşte o onulmaz yaraları Gökçen onarmıştı. Gönlü de, gövdesi de Gökçen sayesinde yaşıyordu."
1000Kitap
Deli KurtHüseyin Nihâl Atsız · Baysan Yayınları · 199019,7bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
10/10
·55 syf.··
Beğendi
·
2020 8. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 29 Mart 2020 14:22
Hiçbir fikrim olmadan, rastgele aldığım bir kitapken her satırını hayranlıkla okuduğum nadide kitabım... Konusu, Orphalese şehrinde on iki sene kalmış El Mustafa'nın artık kendi evine dönecekken, Orphalese haklı tarafından durdurulup bazı konulardan söz etmesini istemeleri ve onun cevapları şeklinde geçiyor. Çok ince bir kitap olmakla beraber gerek üslubu gerekse konusu ve anlatılışı çoğu kitaptan çok daha etkileyiciydi benim için. Hatta öyle ki farkında olmadan neredeyse kitabın tamamının altını çizmişim... Çoğu konuda söylediklerinin bana tokat gibi çarpıp kendimle yüzleştirdiğini, kimi yerlerinde de ellerimden tutup beni kaldırdığını hissettim. Ruhumun en derinliklerine inip yaralarımı açtı, söyledikleriyle kapatabilmem için... En beğendiğim başlıklar ise aşka dair, vermeye dair, sevinç ve kedere dair, dostluğa dair oldu. Dostluğa dair'den güzel ve içime işleyen bir alıntı bırakayım. "Dostunuz fikrini söylerken aklınızdan geçen 'hayır' dan korkmaz, 'evet' i kendinize saklamazsınız. O sustuğu zaman da yüreğiniz onun yüreğini dinlemekten geri durmaz. Çünkü dostlukta bütün düşünceler, bütün arzular, bütün beklentiler söz söylenmeden ve övgüsüz bir sevinçle doğar ve paylaşılır." Hiç bitmesini istemediğim, tekrar tekrar okuyacağım ve arkadaşlarımı okumaları için darlayacağım bir kitap oldu benim için. Okumadıysanız mutlaka okunacaklar listenize eklemelisiniz:) El Mustafa'nın vedası ile bitiriyorum ancak benim için kaç kere okusam da bitmeyecek kitaplar listesinde yerini aldı bile... "Eğer belleğin alacakaranlığında bir kez daha buluşacak olursak, yine birlikte konuşacağız ve siz bana daha derin bir şarkı söyleyeceksiniz. Eğer ellerimiz bir başka düşte buluşacak olursa gökyüzünde bir başka kule yapacağız."
ErmişHalil Cibran · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202385,3bin okunma
10/10
·484 syf.··
Beğendi
·
2020 6. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 22 Mart 2020 15:57
Nerden nasıl başlayacağımı bilemediğim, kalbimin her zaman en nadide köşesinde kimseyle paylaşamayacağım güzel kitabım... Çoğu kısmını sessiz gözyaşları eşliğinde, çoğu kısmını şaşırıp araştırarak ve kimi kısmını da gülümseyerek okudum. Max ve Nadia' nın efsanevi aşkı, Hitlerin zulümleri, Almanya-İngiltere-Rusya-Türkiye dörtlüsünün kurbanı Struma gemisi, Almanya'dan kaçıp Türkiye'ye gelen bilim insanları, Mavi Alay, Anneanne, Babaanne ve daha birçok şey... Araştırmaya, incelemeye iten bir kitap ki bilmediğim nice şeyler olduğunu bir kez daha idrak ettim tıpkı Albert Einstein'in Atatürk' e mektup yazmış olduğu gibi. Uzun ömürlü bir sevginin örneği Max, o kötü koşullar altındaki Struma gemisinde bile sırf sevdiği üzülmesin diye her şeyin çok iyi olduğunu ileten Nadia... Ve 'Profesörle geçirdiğim günler mutlu olduğum günlerdi, acı çekmeme rağmen bir değerim olduğunu hissettirmişti bana' diyen Maya... Ah Maya; aldığın kararlarında, var olmak istediğin yeni hayatında öğrendiklerini ve hissettiklerini hiç unutmayacak ve çok mutlu olacaksın... Çünkü sen demiştin "Tarih bu üç kadının çığlığını boğmuş, benimkini de boğmaya çalışmıştı. Ama ben onların sessiz çığlıklarını yükseltecektim. Hem Maya, hem Ayşe, hem Mari, hem de Nadia idim. Hem Müslüman, hem Yahudi, hem Katolik'tim. Yani insandım." O çığlıkları sen yükselttin, hepsinin acısını seninle birlikte hissettik... Daha ne kadar yazsam da Serenad'ın bendeki yerini anlatamam. Hayatta tek bir kitap okuma şansım olsaydı bile seni okurdum...Canım Livaneli, iyi ki kesişti yolumuz... Güzel bir alıntı bırakarak bitiriyorum ama Serenad sen benim için hiç bitmeyeceksin... "Bir kız çocuğunun büyümesi ne zaman biter acaba? İlk adet gördüğünde mi,18 yaşını doldurunca mı, evlenince mi,saçına ilk ak düşünce mi? Bence hiçbiri değil. Bir
Edebiyat
SerenadZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2020164,1bin okunma