"veba her şeyin üstüne çökmüştü. Böylece bireysel yazgı diye bir
şey artık yoktu; veba ve herkesin paylaştığı duygulardan oluşmuş toplumsal bir tarih vardı. En
önemli duygu ayrılık ve sürgündü, bir de bu duyguların içerdiği korku ve başkaldırı. İşte bu
nedenle anlatıcı, sıcağın ve hastalığın bu doruk noktasında genel durumu anlatmayı uygun
buluyor, örnek vermek gerekirse, hayattaki yurttaşların şiddeti, ölülerin gömülmesi ve ayrı
düşmüş sevgililerin acısı"