Biliyor musun, o sıralar durmadan kendime şunu sorardım: Neden böyle aptalım ben? Madem başkaları aptal ve ben onların aptal olduklarını kesin olarak biliyorum, öyleyse neden onlardan daha akıllı olmak istemiyorum? Sonra, herkesin akıllı olmasını beklemenin çok uzun süreceğini anladım. Bir de bunun hiçbir zaman gerçekleşmeyeceğini… İnsanların değişmeyeceğini, onları değiştirebilecek kimsenin bulunmadığını ve bunun için çaba göstermeye değmeyeceğini! Ya, böyle işte! Akılca ve ruhça kim sağlam ve güçlüyse, insanlara onun buyuracağını biliyorum artık! Kim daha yürekliyse, haklı olan da odur. Her şeyin içine tükürmekte, aldırmazlıkta en ileri gidenler, yasa koyucu olurlar. Herkesten daha gözü pek olan, herkesten daha haklıdır! Bugüne kadar böyle gelmiş, bu bundan sonrada böyle gidecek! Bu gerçeği ayırt edemeyenler kördür!
Ne çiçek açtık ne meyveye durduk
Öylece çürüyüp kaldık kendi başköşelerimizde
Suretini bekleyen çerçeveler gibi astık ruhumuzu boş duvarlara
Kadehler doluydu bir vakitler
Şimdiyse feri sönmüş gözlerimizin kıyısına vuran yalnızca boş şişeler
İçimize attıklarımız da
Bekledik uzun zaman gelen giden olmadı
Sardık yaralarımızı
Bahar geldi yaz geçti
Kiraya verdiğimiz kalplerimizi kışa kadara oturan hiç olmadı.
Sabiha altıngöz