***
Bir yasa teklifim var sayın başkan: Hudutları kaldıralım! Ne o, şaşırdınız bakıyorum. "Hudutları kaldırırsak hudut karakollarında nöbet tutan, görev yapan yüzlerce asker ne olacak?" diye düşünüyorsunuz değil mi? Onu da düşündüm merak etmeyin. Hayatı boyunca kendisine hiç şiir okunmamış kadınlara şiir okumakla görevlendirelim her birini. Evet evet, şiir.
Her kadın dinlemeli bir erkekten Annabel Lee'yi, Allahaısmarladık şiirini ya da hadi hiç olmadı Mona Roza'yı. Hiçbir kadın 'kendisine bir kez olsun şiir okunmamış kadın' statüsünde olmamalı. Öyle değil mi? Bir kadın iki şekilde güzelleşir çünkü: Güldüğünde ve sevip sevildiğinde. Kadınlarımız gülsün sayın başkan, sevilsin. Erkeklerden çokça işitmişlerdir bugüne kadar bağırtıları, hakaretleri, küfürleri. Şiir duysunlar, hepsi duysun.
Hazır el atmışken futbolu da yasaklayalım sayın başkan. İnsanlarımız tüm vakitlerini, hatta ömürlerini bir topu tekmeleyen adamları seyrederek geçirdikleri için tekmelenecek bir topmuş gibi bakıyorlar her şeye ve herkese. Stadyumları okuma salonlarına çevirelim. Onbinlerce insanımız toplanıp şiir okusun birlikte, kitap okusunlar. Dülger Balığının Ölümü konuşulsun bir hafta, bir sonraki hafta Orhan Veli'nin Süleyman Efendi'si. Stadyumdan çıkarken yüzlerinde huzur ve tebessüm olsun. Birbirlerine tebessümle bakıp sarılsınlar.
Evlerine, sevgililerinin ya da ailelerinin yanlarına vardıklarında onlara stadyumda öğrendiği harika bilgilerden bahsetsinler. "Anne hani çocukken leğende banyo yapıp hemen sobanın yanına koştuğumuzda, saçımızdan sobanın üstüne damlayan su damlaları sağa sola kaçışırdı ya, Leidenfrost Etkisi diyorlarmış ona." ya da "Sevgilim, NASA'nın paylaştığı galaksi resimlerinin aslında gerçek fotoğraf olmadıklarını, uzaydan yakalanan frekansların bilgisayarda görselleştirilerek