Başkalarının ölmesinin, bir annenin sevgisinin ne önemi vardı, onun Tanrısından, seçilen hayatlardan, yazgılardan bana neydi, değil mi ki beni ve benimle birlikte, onun gibi bana kardeşlerim olduklarını söyleyen milyonlarca ayrıcalıklıyı da tek mukadder ecel gelip bulacaktı.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ölmüşse, beni artık ilgilendirmiyordu. Öldükten sonra insanların beni unutacağını nasıl çok iyi anlıyorsam, bunu da öyle doğal buluyordum. Benimle ne işleri olurdu artık. Bu fikri kabullenmenin acı olduğunu bile söyleyemezdim.
Başkalarından daha erken ölecektim, orası aşikardı. Ama herkesin bildiği gibi, hayat yaşamaya değmez. Aslında doğal olarak başka kadınlar ve başka erkekler yaşamaya devam edeceklerine, üstelik bu binlerce yıl böyle sürüp gideceğine göre ha otuz yaşında ölmüşsün ha yetmiş; bir önemi olmadığını biliyordum.
Hayatınızda bir değişiklik yapmak hoşunuza gitmez mi, diye sordu. Ben de insanın hayatının hiç değiştirmediğini, her hayatın az çok aynı olduğunu, buradaki hayatımdan hiç şikayetçi olmadığımı söyledim.