emirhan

emirhan
@emiran0
kafam estikçe yazı yazarım, kitap okurum
seni az seviyorum (spoiler!)
10/10
·360 syf.··
Beğendi
·
2024 2. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 21 Eylül 2024 19:45
Hakan Günday tüm çıplaklığıyla günümüzde de devam eden bir sorunu ele alıyor Az kitabında. Çocukları. Çocukların yaşadığı şuan burada söylemekten tiksindiğim şeyleri tüm insanlığa "Bakın. Eseriniz bu. Suçunuz ise hiçlik. Hiçbir şey yapmadınız!" der gibi yüzüne vuruyor. Derdâ ve Derda'nın yaşadıklarını dünyanın bazı yerlerinde bilmediğimiz, adını hiç duymadığımız yerlerinde yaşanıyor. Bundan da kimsenin haberi olmuyor. Derdâ ve Derda her ne kadar ayrı olsalar da romanın sonunda A ve Z'nin birleştiği gibi birleşiyorlar. Ve bunu birbirlerini gerçekten ama gerçekten az tanıyarak yapıyorlar. Ki bana kalırsa günümüz ilişkileri de böyle. A ve Z'nin arasında ki koca alfabe kalkıyor, engeller geçiliyor ve iki insan birbirini az tanısa dahi kendilerinden daha da fazla tanıyorlar. Az kitabında tesadüflerin çok olmasından dolayı şikayetçi olabilir birkaç kişi. Ama bana kalırsa bu tesadüfler dünyanın küçüklüğünden bahsetmiş. Çocukların başına gelen en kötü şeyler dahi küçük dünya da duyulmuyor. Duyulsa da umursanmıyor. Küçücük yaşta evlenmeye zorlanmış Derdâ gibi. Küçük dünyanın onu yalnızlığa terk edip onu anlamayan dünyaya karşı duran Derda gibi. Yanlarından insanlar sadece geçip gitti. Romanda tek noksan bulduğum olaylar arasında geçişin keskin ve hızlı olması. Ama bu durum olaylar arası bağlantı kurmada sorun yaşatmıyor. Az Hakan Günday
Edebiyat
AzHakan Günday · Doğan Kitap · 201926,9bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
benim için bir anlam ifade etmiyor (spoiler!)
10/10
·110 syf.··
Beğendi
·
2024 1. kitabı
Meursault'un kitap içinde ki çoğu sahnede kendisinin insanlara karşı yabancı olduğu çok aşikar. İnsanlar bir fikir danışacakları zaman Meursault'un ağzının içine bakıyorlar. Raymond, Celeste, Marie gibi karakterlerde bunu görüyoruz. Mesela Raymond eski kız arkadaşından intikam almak istediğinde, yaşlı Salamano'nun köpeği kaybolduğu zaman ne yapacağını bilememesi ve Meursault'a danışmanları bunlara örnek. Ama Meursault insanlarla konuşmayı seven biri değil. Her konuşmada içten içe sıkılan biri. İnsan ilişkilerinde olsa da olur olmasa da olur mantığında ilerleyen birisi. İlişkilere önem vermeyen birisi. Yine en bariz örnek olarak Marie evlilik teklifi ettiğinde ona fark etmediğini, isterse evlenebileceklerini söylemesi ilişkileri önemsemediğinin kanıtı. Meursault için sadece yaşam anlamsız değil. İnsanlar, ilişkiler, olaylar, ölümler ve dahası da anlamsız. Bu anlamsızlık karşısında bir insanda bulunan en büyük özelliği göz ardı ediyor. Duyguyu... Her şeye karşı bir tepkisizliği bulunuyor. Annesinin ölümüne, sahilde bir Arap'ı öldürürken, işlediği suçun sonucu olarak idama karar verildiği zaman hepsinde tepkisizdi. Sanki hayata karşı bir tepki göstermek için tepkisiz davranıyordu. Ölmek onun için hiçbir şey ifade etmiyor. Ha şimdi ölmüş ha sonra. Meursault belki de şuana kadar okuduğum kitaplarda en korkunç karakter. Çünkü her insanda az bile bulunan duygular Meursault için hiç ama hiç bulunmuyor. Albert Camus'nün ünlü romanı "Yabancı" için çok fazla bekledim. Beklediğimin karşılığını gayette aldım. Roman yalın, açık ve anlaşılır bir şekilde yazılmış. Ama bazı okurlar Yabancı romanını çok yersiz abarttığını gördüm. Okumadan önce bu tür yorumlarla beni heyecanlandırmıştı. Büyük beklenti içine girmiştim. Yine de benim icin dört dörtlük bir roman oldu. Eksiksiz ve özgün bir
Edebiyat
YabancıAlbert Camus · Can Yayınları · 2025137,4bin okunma