Emine

Emine
@emoscherry
10 okur puanı
Aralık 2018 tarihinde katıldı
Puan vermedi·272 syf.··
2021 11. kitabı
Montaigne’nin 1570 yılından sonra yazmaya koyulup, ölümüne kadar da yazmayı sürdürdüğü bir eseridir Denemeler. 107 denemeden oluşuyor kitap. Her bir başlık altında elbet kendi düşüncelerinizden bir parça buluyorsunuz. Yazma, düşünme, hırs, kin, mutluluk, okuma,dil ve insan, merhamet yani kısaca insana dair her bir şeye yer vermiş. Her birini de saati saatine yazmış. Bunun nedenini ise şu cümlelerle açıklıyor; az sonra değişebilirim. Yalnız halim değil, amacım da değişebilir… Tam olarak Hümanist değildir Montaigne ama bazı konularda hümanistler gibi insanlığın temel inceleme konusunun evrenin yapısı ve işleyişinden ziyade insan olması gerektiği görüşünü benimsemiştir. İnsanı ele almıştır ve insanın diğer varlıklar karşısında üstünlüğünün olmadığını ileri sürmüştür. Platon’ un ‘’hizmetçilerimizle şakalaşmamalıyız, hep efendi ağzıyla konuşmalıyız.’’ öğüdü bu yüzden Montaigne’ nin hiç hoşuna gitmemiş ve eleştirmesine yol açmıştır. Okurken altını çizdiğim satırlar çok fazlaydı lakin eleştirdiğim birkaç yerde vardı. Kadınlar için yazdığı ve düşündükleri pek cazip gelmedi bana. İlk başta yer alan ‘’kendimizi anlatmak’’ kısmında yazdıklarının hepsinin altını çizmek istedim, bunu yapmasam da beynimde dönüp duruyor o satırlar.. Okumak için geç kaldığımı sanıyordum ama bence kalmamışım. İyi ki bu yaşımda okumuşum diyorum ve herkesin okuması gerektiği bir eser diyip yorumumu sonlandırıyorum.
DenemelerMontaigne · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202165,6bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·256 syf.··
2020 13. kitabı
Sabahattin Ali’nin okuduğum ikinci eseri. söylemeden edemeyeceğim başlarda çok çok zorlandım yani ağır gelmişti bana kitap. Dostoyevski okumuşsanız daha önce anlarsınız çünkü Sabahattin Ali de bu kitabında insanın doğasına inmiş, karakter analizleri yapmış ve iç monologlara çokça yer vermiş. Okurken iki karakterde kendimi buldum. Biri Ömer.. Ömer hep kendiyle çatışan, Dostoyevski tabiri ile nevrozlu bir birey.. yaptıklarından genellikle pişman olan, ve aslında yapmayacağını ama içindeki şeytan dediği nefsin ona yaptırdığına inanan bir kişi. Diğeri Macide.. Macide, Ömer’ den farklı sayılmaz. Karşısındakine sarf ettiği sözler yüzünden kendine kızan, kendisine hep ‘’nasıl bunu düşünürüm?’’ sorusunu soran, kendi iyiliğinin dışında herkesi düşünen bir karakter. Bu iki insan bir şekilde tanışıp beraber hayatlarını sürdürmeye çalıştılar. Çalıştılar diyorum çünkü beceremediler. İkisinin karakterleri birbirlerine tezat düştü. Daha farklı olabilir miydi diye düşündüğümde bence olamazdı. Beraber oldukları sürece birbirlerine zarar verebilirlerdi. Ben kitabı bu yönden inceledim, ele aldım. Çok farklı anlamlar içeren analizlerde var. Bir bakın derim. Özet geçecek olursam; çok sevdim, içinde kendimi bulmam daha çok sevmeme neden oldu. Eski Türkçe kelimeler çok barındırıyor. Kullanabileceğim kelimeleri bir kenara not aldım. Sonlandırırken bir şey daha eklemek istiyorum. Sabahattin Ali’nin hayatını inceledikten sonra kitabı okumanızı tavsiye ederim. Okuyunca ne demek istediğimi anlarsınız :)
İçimizdeki ŞeytanSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2019208,8bin okunma
Puan vermedi·255 syf.··
2021 3. kitabı
“Ruhumu göstereceğim sana. Yalnızca Tanrı’nın görebileceğini sandığın şeyi sen de göreceksin.” Dorian Gray'in Portresi.. Aslında yukarıda yazdığım alıntı her şeyi ifade ediyor,okuyanlar için. Normalde bir kitaba başlamadan önce o kitabın yazarı hakkında bir yorumum,düşüncem vardır ama Oscar Wilde hakkında yoktu. Bu sefer okuduktan sonra bilgi edindim. Wilde yaşadığı dönemde, özel hayatı (cinsel kimliği),kaleme aldığı yazıları vs. toplumun ahlâkî yapısını bozduğu söylenerek yargılanan biri olmuş. Yoksulluk yüzünden öldüğü kanıları olsa da hakkında iki tür ölüm şekli söyleniyor. En çok inanılan ise bir otel odasında duvar kağıdına "birimiz gitmeli" yazarak intihar ettiği.. Dorian Gray'in Portresi ise Wilde'nin yazdığı tek romanı. Kitaba adını veren Dorian eşsiz ve tapınılacak bir güzelliğe(kitapta "yakışıklı" terimine yer verilmemiş) sahip. En büyük varlığı güzelliği ve o bir ressamın ilham kaynağı. Bir gün yine ressama poz verirken ortaya çıkan portre üzerine ağzından birkaç kelime dökülüyor ve hayatı böylelikle şekilleniyor. Burada bir alıntı bırakmak istiyorum ; " onu mahveden güzelliğiydi; güzelliği ve o yana yakıla dilediği gençliği " Devam ediyorum :) Henüz kendine ait düşünceleri ve hedefi yokken hatta yaşamında nasıl bir yol izleyeceğini bile bilmiyorken ressamın arkadaşı onun düşünce kaynağı oldu çünkü o arkadaş öyle bir etkileme özelliğine sahipti.. Beni de etkisi altına almış olabilir. Altını çizdiğim satırların çoğu ona ait. Dorian, ressamın arkadaşı ile tanıştıktan sonra hayatı öyle bir hâl aldı ki, o masumluğundan ne ödünler verdi.. İnandığı tek bir şey vardı ; meselenin tüm sırrının olayı görmezden gelmek olduğunun kanısındaydı ve yaptığı her eylemden sonra bir şekilde kendini kendine affettirebiliyordu. Kitabın içeriği hakkında yazacaklarım bunlardan
Dorian Gray'in PortresiOscar Wilde · Kastaş Yayınları · 200399bin okunma
9/10
·202 syf.··
2020 2. kitabı
"Çözüm aramaktan vazgeçemeyiz." "Çözümlerimiz örtüşmüyor ama." "Olsun. Konuşa konuşa sonunda ortak bir noktaya gelinir. " (Syf 194) Ayşe Kulin den okuduğum ilk eser. Akıcı ve sade bir dili var. Kitaba gelecek olursak ; Ayşe Kulin bu kitabını iki kadını ele alarak yazmış. Doğulu kadın ve batılı.. Türk ve kürt. Biri gazeteci biri siyasi suçlu olarak hapiste. Bu iki kadın öz olmasada birbirine çok bağlı kan kardeşler. Yaşanmışlıkları çok fazla. Birlikte büyümüşler. Yıllar sonra bir röportaj onları bir araya getiriyor. İki farklı bakış açısı iki farklı kültür. Kimin tarafından bakarsan o taraf haklı. Ortak noktaları kadınların kesinlikle okumaktan başka çaresi olmadığını düşünmeleri. Ve o kadar haklılar ki.. Bu, kadınların üzerinde baskı olan, kadınların ötekileştirildiği ve onları bir şeylere zorunlu tutan hayatta. Velhasıl kelam şiddetle okumanızı önerdiğim bir kitap. Üzerinizde bir düşünce oluşturacak bir kitap. Okurken sıkılmayacağınıza eminim
Bir GünAyşe Kulin · Everest Yayınları · 20233,327 okunma
7/10
·168 syf.··
2020 5. kitabı
"Farkında olmak için uğraştığımız şeyler ile gerçekten farkında olduğumuz şeyler arasında derin bir uçurum vardır." Murakami nin bir kitabını daha okudum. yani çok tuhaf bir kitaptı, açıkçası konusu yok desem yeridir. bir şey anlatıyor ama anlattığı şeyin sonu yok ,ucu açık. okurken sıkıldım mı ? hayır. Haruki kitabın sonunda nasıl yazma kararı aldığı, başından ne olay geçtiğini vs anlatıyor . ummadığı anda ummadığı şeyler yaşamış. bir de söylemeyi unutuyodum ilk eseri bu kitap belki de onun acemiliği var :) ve ve ve kitabın içinde geçen birkaç şarkı var hepsini açıp dinledim , Murakami nin müzik zevki harika :))
Rüzgarın Şarkısını DinleHaruki Murakami · Doğan Kitap · 20207,4bin okunma