emrecan

emrecan
@emrechun
expansing my mind.
8/10
·146 syf.··
Beğendi
·
2025 1. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 07 Ocak 2025 00:45
Paulo Coelho gerçekten ilginç biri. Kitapları sanki aynı şeyleri söylemek istiyor hep ama her seferinde bunu söylemenin bambaşka yollarını bulabiliyor. Bu bir kitap incelemesi değildir. Kitabın bana ne hissettirdiklerini yazıyorum sadece. Kitabın dışına çıkmaktan çekinmiyorum. Aslında kitap öyle karmakarışık ve derin anlamlara sahip değil. Hepimizin bildiği ama farkında olmadığı şeyleri işlemiş. Çünkü bilmek ve farkında olmak bambaşka şeyler. Bilmek sadece depolamaktan ibaretken farkında olmak onu geri getirmek, vizyona koyabilmektir. Bence en büyük farkı da hislerin işin içine girmesi. Farkında olmanın bir şeyler hissetmekle bağlantılı olduğunu düşünüyorum. Tıpkı ölüm bilinci gibi. Hani bazen bir gün öleceğinin farkına varırsın ya. Kısa bir farkındalık bambaşka hissettirir. Belki daha korkak, belki daha cesur. Ya da yaşama bilinci gibi. Bazen, genellikle işlerin içinden çıkamayınca ya da stresliyken, bir farkındalık gelir. Şu anda yaşıyorum, kalbim atıyor, nöronlarım çalışıyor, bilincim açık. Düşünebiliyorum, irdeleyebiliyorum, felsefe yapabiliyorum. Yaşam aslında sonsuz bir olasılıkken ben neden böyle küçük ve önemsiz, dünyevi, soğuk ve somut detaylar yüzünden stres oluyorum. Ya da bu işleri yapmak zorunda mıyım, dolu dolu yaşamam gerekirken ben neden kafamı bunca şeylerle dolduruyorum? Hani bazen sosyal medyayı açarsın ve fotoğraflara bakarken İtalyan bir köy görürsün. Ahşap doğramalı, Akdeniz tarzı, çiçekli-böcekli, muhteşem avlulu evler ve demir ferforjeli bahçe mobilyaları. Sandalyenin önünde oyulmuş işlemeleri olan bir tepsi ve üstünde çini tarzı porselen tabakta yaz meyveleri. Denize bakıyor. Bu tarz bir resim bile yaşamanın bilincine vardırabiliyorken, bu kadar kolay aklımıza geliyorken inatçı griliklerden kurtulamıyoruz. Bu hikayede de Veronika'nın, sahte
Edebiyat
Veronika Ölmek İstiyorPaulo Coelho · Can Yayınları · 2020102,3bin okunma
Reklam
Puan vermedi·188 syf.··
2024 9. kitabı
·
43 günde okudu
·
Okunma: 18 Aralık 2024 10:01
Dünyada bazı şeyler yok olsaydı, hayatımız nasıl değişirdi? Kitabın anafikri bu. Bölümleri okurken "Evet, şimdi .... yok oldu. Tamam, sonra? Ne değişti, ne oldu?" şeklinde düşündüğümü hatırlıyorum. Bir şey yok olduğunda, zihnimizdeki imajı, hissettirdikleri yok olduğu için, aslında hiçbir eksiklik ve değişiklik hissettirmiyordur ve okuyucuya da bu şekilde geçirmek istemiştir belki de yazar. Her bölümün başlığı "Eğer .... dünyadan yok olsaydı" şeklinde olmasını beğendim. Genel olarak Japon eserler okumaya alışkın değilim. Bu okuduğum 2. Japon yazar. Belki hüküm vermek için çok erken olabilir ama alışılmadık üslupları var. Elbette orijinali nasıldır bilemem ama kastım, çevirilerinde yabancılık hissi var. Bu kitapta da öyle üslubun basitliğinden midir bilmiyorum, derin konular barındırsa bile yüzeysel hissettirebiliyor. İşte kitabın ilk yarısı böyle hissettirmişti ancak son yarısında, özellikle saatlerin yok olduğu kısımdan itibaren kitabı çok sevdim ve kitapla bağ kurabildim. İlgi çekiciliğinin pik noktasıydı bence. Okumaya devam edince aradığım derin anlamların yüzeysel gibi görünen cümlelerin içinde saklandığını fark etmeye başladım. Çünkü tam orada karakterimizin düşünce tarzının değiştiğini görebiliyorduk. Yaşamının anlamsızlığına rağmen hayatta kalmak için dünyadan bir şeyler silen ve sonucunu pek de düşünmeden yapan o kişiden; son kez pişman olduğu şeyleri ya da eksik hissettiği şeyleri tamamlamak isterken artık dünyadan bir şeyler silinmesinin kendi hayatını da etkilediği safhaya geldiği noktada, belki de yaşamının uzamasının bir anlamı olmadığını fark etmesindendir, vazgeçiyor ve Şeytan ile yaptığı anlaşmayı bozuyor. Ama yapması gereken son bir şeyi düzeltmek istiyor.
Edebiyat
Bir Gün Kediler Dünyadan Yok OlsaydıGenki Kawamura · Dex Yayınevi · 20212,299 okunma
7/10
·128 syf.··
2024 8. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 29 Ekim 2024 00:03
Travmatik çocukluktan insan dışı bir yetişkinliğe doğru yaşayışı konu alan, ağır melankolik, otobiyografik bir kitap. Karakter ise çok zayıf bir kişilik, kişiliği var bile denemeyecek biçimde silik biri. Tabii bu tanımlama karakterin içindeki kişi için yapılsa da dıştan samimi, mutlu ve tertemiz bir delikanlı. Yazarın okuduğum 3. kitabı ve kalemini bir türlü sevemesem de beni bağlayan birkaç yer mutlaka buluyorum.
Edebiyat
İnsanlığımı YitirirkenOsamu Dazai · İthaki Yayınları · 202560,1bin okunma
7/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2023 5. kitabı
·
43 günde okudu
·
Okunma: 10 Eylül 2023 15:08
Kitabı beğendim. Gayet anlaşılır bir şekilde ve basite indirgeyerek taksonomi, fauna ve flora hakkında kimi ilginç kimi sıradan bilgiler verilmiş. Bazı noktaları ilginç gelse de kitabın genelinde sıkılmıştım. Bunun sebebi kitapta sadece İngiltere'ye ait türlerin ele alınmasıydı. Kitapta söz edilen canlılarla gözlemlediğim canlıları bağdaştıramadığım için kitapta betimlenen hayvanları gözümde canlandıramadım. Ancak okumaktan pişman olmadığım bir kitaptı diyebilirim. Yer yer bilgimi tazeledim yer yer de ilginç şeyler öğrendim.
Doğa Kitabı Bitkiler, Hayvanlar ve GezegenimizMarianne Taylor · Maya Kitap Yayınları · 2019211 okunma
8/10
·163 syf.··
Beğendi
·
2023 3. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 30 Haziran 2023 22:45
Kitabı beğendim açıkçası. İlk 50 sayfada beğenebileceğimi düşünmemiştim ama sonrasında öyle bir duygu yüklendi ki kitaba. Son 40 sayfasında ağlayacaktım neredeyse. Kitap çok klasik bir konu üzerinde durmuş. Başkarakterimiz heteronormatif kalıplarıyla homoseksüel bir ilişki yaşıyor ya da yaşamaya çalışıyor. Bunun getirdiği kalp ve hayal kırıklıkları, çelişki, sosyal baskıyı anlatan bir kitap. Kitabın adını çok sevdim ve o odanın başkarakter üzerindeki etkisini çok iyi anlayabildim. Duygu çözümlemelerini çok fazla barındıran bir kitap ona göre okuyun derim. Kitap belli bir olayın üzerinde duruyor aslında bazen geçmişe bazen günümüze gidiyor. Ama zaman akışı gayet anlaşılır. Tavsiye ederim.
Giovanni'nin OdasıJames Baldwin · Yapı Kredi Yayınları · 20201,118 okunma
Reklam