Emre Bozkuş

Şahane bir eser
Puan vermedi
Gerek üslubu, gerek dili ve gerekse bütünlüğü itibariyle etkileyici bir eser. Öykülerin her biri kendi içinde bir dünya yaratıyor ve anlatıcının göz alıcı atmosferinde dikkat çekici bir yer ediniyor. Böylece parçalı görünümün yerini mozaik bir estetik alıyor. Kalemine sağlık.
Gerçeğe Aykırı BeyanlarAslıhan Kocabal · İthaki Yayınları · 202328 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Sarsıcı Öyküler Bütünü
8/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2022 35. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 14 Aralık 2022 00:07
Çeper adlı öykü derlemesiyle karşınızdayım. Bu kitap belki de son dönemde kendime öykücülük bağlamında en yakın bulduğum eser olabilir. Şahsen tanıdığım ve hürmet duyduğum Demet Çaltepe, varoluşun dayanılmaz hafifliğiyle ağırlığı arasında şahane geçişler yapıyor ve insanın zihnindeki kaçınılması imkansız girdapları sürreal birer izlenceye dönüştürüyor. Kimileyin çekip gitmeyi, boş vermeyi; kalmayı ve savaşmayı ya da savrulup kaybolmayı tercih eden karakterleri vesilesiyle insanın gerçeğine sahici dokunuşlarda bulunuyor. Öyle ki, bu küçürek öykülerin dozu giderek artıyor ve tersine işleyen saat misali insanı özüne döndürmeyi başarıyor. Az ve öz; safkan bir anlatım. Okunması önemle tavsiye edilir.
Öykü
ÇeperDemet Çaltepe · Eksik Parça Yayınları · 20208 okunma
Şehri Kurguyla Tanımak
Puan vermedi·440 syf.··
2022 32. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 14 Eylül 2022 00:00
İstanbul Öyküleri serisi bir şehrin tarihi dokusunu kurgusal düzlemde anlatma ve özellikle yeni nesillere aktarma noktasında önemli bir konuma sahip. Serinin ilk iki kitabı ana akım diye tabir edilebilecek geleneksel metinlerle oluşturulmuştu. Alışılageldik şehir atmosferini ve gündelik yaşantıyı konu edinen bu öykülerde, asırlarca pek çok kültürün barınarak izlerini bıraktığı İstanbul’u farklı bakış açılarıyla tanıma fırsatı yakalamıştık. Geçtiğimiz temmuz ayında yayımlanan üçüncü kitapta ise alışılanın dışına çıkılarak bilimkurguya yer verilmiş ve türün imkânlarıyla bezeli İstanbul portreleri çizilmiş. Bu da hem yeni çağın dilini yakalayan hem de geleceğe dair söylemi şekillendiren bir yapıtın ortaya çıkmasını sağlamış. Seçkide toplam on öykü var. Bu öykülerin ortak noktası yalnızca İstanbul’da geçmeleri; bunun dışında yazarlara özgürlük alanı sağlandığını ve kelime sınırı dahi konmadığını bilmek türün gelişimi ve yazarın yaratıcılığını sağlaması açısından takdire şayan. Bu bağlamda değerlendirildiğinde Ekrem İmamoğlu’nun sunuş yazısı ve Ahmet Bozkurt’un önsözü, bilimkurgunun asla düşten ibaret olmadığını ve inşa ettiği söylemlerle yaşama doğrudan yön verdiğini işaret etmeleriyle ayrıca önem arz ediyor. Zira kültürel faaliyetlerin sürekliliği, bireysel kazanımların yanı sıra kurumsal kimliğin öne çıkmasında da oldukça elzem. Dolayısıyla bu zengin fikirlerle örülü öykülerin ehemmiyeti, ön ayak olacakları nicelerinin umuduyla pekişerek çoğalıyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Yayınları etiketiyle yayımlanan seri, fantastik öykülerle dördüncü kitabına ulaştı. Bu vesileyle devamını temenni ederek öykülerin incelemesine geçelim. Detaylı incelemeyi okumak için; bilimkurgukulubu.com/edebiyat/kitap-...
Edebiyat
İstanbul Öyküleri 3 - BilimkurguKolektif · İstanbul Büyükşehir Belediyesi Yayınları · 20226 okunma
Sıradışı Yazar mı yoksa Yazarın Sıradışılığı mı?
9/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2022 33. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 24 Ekim 2022 02:04
Sıradışı Yazarlar'ı diğer bir yönden ele alırsak şayet, "yazarların sıradışılığı" diyerek de tanımlamamız mümkün olacaktır. Zira yazma eylemini yaşamının merkezine almış bu kişiler için yalnızca yazma eylemine dair rutinin sıradışı olduğunu düşünmek hatalıdır. Onların yaşamları biteviye ilerlememesi, sürekli değişimi getirmesi ve bu savrulmaya bağlı olarak mucizevi addedilebilecek fikirler doğurmasıyla da "olağanüstü" sıfatıyla tanımlanabilir. Zaten sanatın da özü budur: Kalabalıkların baktığı yerden farklı noktaları çekip alarak geçmişin mirasıyla zenginleştirmeleri ve çağın dilini oluşturmalarıyla sıradanı aşmayı başarırlar. Buradaki sıradanlık vurgusu elbette bir tahkir içermez; asıl kastedilen çizgiyi aşabilmek veya çizginin farklı bir noktasına ilerlemektir. Böylece karşımıza aykırı ve ayrıksı kavramları çıkmaktadır. Aykırının sözlük anlamı, "doğru diye kabul edilmiş olana, ilkeye, kurala, alışılmışa uygun olmayan" şeklinde açıklanabilir. Yani kurulu düzene hilaf gösteren, muhaliflik eden kişileri karşılar. Bu kelimenin tam karşılığını düşününce de akla gelen ilk isim Albert Camus olur. Başkaldıran İnsan (The Rebel) adlı kitabında "Başkaldırıyorum, öyleyse varız ve yalnızız," (Başkaldıran İnsan, Can Yayınları, syf. 128) diyerek felsefesinin özünü sunar. Onun isyanı bilinçlidir, yanlış olan her şeyin karşısında dimdik durmayı ve onurlu bir yalnızlığı riyakar kalabalıklara karışmaya yeğ tuttuğunu ifade etmektedir. Bu bakımdan aykırı olanın sesini onda buluruz. Ancak ayrıksı başkadır. Sözlük tanımı "kimseye benzemeyen, alışılagelmiş töre ve davranışlara uymayan, kimseye benzemeyişinden dolayı anlaşılmaz bulunan, yabansı ve uygunsuz görülen bambaşka, apayrı, acayip (kimse)." olarak verilmiştir. Bu bağlamda değerlendirildiğinde Kafka'nın herhangi bir karakterinin
Edebiyat
Sıradışı YazarlarCelia Blue Johnson · Hep Kitap · 2019122 okunma
Korkunun Dayanılmaz Çekiciliği: Karanlığın Şahidesi
9/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2022 31. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 11 Eylül 2022 00:00
Mehmet Berk Yaltırık şahane bir romanla döndü. Korku unsurlarını yazdığı bütün eserlerde mahirce kullanmasıyla maruf yazar yine şaşırtmadı ve etkilemeyi başardı. 19. yüzyılın İstanbul'unu konu edinen ancak tarihi ve mekanları kurgusallığın içerisinde farklı bir düzlemde ele aldığı Karanlığın Şahidesi, hem sosyokültürel yönden pek çok tafsilatlı bilgi içermesi hem de Periveş'in hikâyesiyle bir kadının erkek egemen dünyada var olma mücadelesini aktarmasıyla kendine şimdiden önemli bir yer ediniyor. Kimi noktalarda bir korku romanından ziyade tarihi kurgu kisvesine bürünse de gerilimi yakaladığı sahnelerin folklorik özellikleriyle aradaki bağlantıyı koparmıyor ve metnin bütünlüğünü ustalıkla sağlıyor. Yaltırık, en basit yaklaşımla bir meddah misali işlediği öyküsünü aynı estetik hazzı uyandırarak anlatmayı başarıyor. Onu da özel kılan zaten anlatıyı anlatının önüne geçirmemesi ve masalsılığıyla düşlerini bezeyeceği dünyalar inşa etmesi.
Edebiyat
Karanlığın ŞahidesiMehmet Berk Yaltırık · İthaki Yayınları · 2022335 okunma