Bevin dünyayı olduğu gibi algılamamıza izin vermez. Onun çok daha önemli ve öncelikli bir görevi vardır-hayatta kal mak-ve bu nedenle de bize dünyayı hayatta kalmamıza yardım edecek şekilde gösterir. Bu da bizi, en büyük duygusal belamıza götürür: Kaygı.
...
Bu da demektir ki, esenlik duyguları geçici olmalıdır, aksi takdirde bizi motive amaçlarını yerine getiremezler. Birçoğumuz bunu çok iyi bilir. İşte şu ya da bu görevi alabilseydik yeni bir arabaya, daha yüksek maaşa ya da o mükemmel banyoya sahip olabilseydik hayattan memnun olacaktık. Ancak bunlardan herhangi biri yerine gelse, bu duygunun yerini garip bir şekilde daha da iyi bir iş veya daha da iyi bir maaş arzusu takip eder. Yani asla sona ermez.