Çocuğu herhangi bir şeyle tehdit etmekle onu gerçekten yapmak arasında büyük fark yoktur. Çocuklar, sadece tehditten ibaret tehditlerinizin sadece tehditten ibaret olduğunu anlayamazlar, onlardan gerçek ihtimaller olarak etkilenirler.
Çocukken, sevgi ve kabule ihtiyacımız vardı, çünkü bunlar olmadığı sürece yaşayamayacağımızı "hayatta kalma içgüdümüz"le biliyorduk. Eğer o dönemde ihtiyacımız olan koşulsuz sevgi ve kabulü görebilseydik, şimdi başkalarının onay ve sevgisine ihtiyacımız varmış gibi hissetmezdik.
Kendimizi değerli görmediğimiz sürece bir başkasıyla ilişkimiz de sağlıklı koşullar altında ilerleyemez. Muhatabımız kendisini değerli görmediğinde de bu bize ciddi bir sorun olarak yansıyacaktı; kendisiyle barışık olmayan kişiyi, ne yaparsanız yapın memnun edemezsiniz.
Çocuk herhangi bir fedakarlık yapmak istediğinde bunu kendi rızasıyla yapmalıdır; başka türlü bir zorlama, bize fedakâr değil, otorite karşısında korkak, içten pazarlıklı ve düzenbaz bireyler olarak dönecektir.