Bağımsızlık, bizim en büyük hedefimiz. Olanaklarınızın altında bir yaşam tarzı sürdürme- nin ikinci bir yararı da "filancalara ayak uydurma" yarışının getirdiği psikolojik iniş-çıkışlardan kaçınmayı sağlaması.
İmkânlarınızın altında, ama daha fazlasını istemeden rahat bir yaşam sürmek, modern birinci dünya ülkelerinde birçok insanın kendini maruz bıraktığı muazzam toplumsal baskıyı ortadan kaldırıyor. Nassim Taleb bunu şöyle açıklıyor: "Gerçek başarı, kişinin iç huzuru için faaliyetlerini düzenleyerek bazı kedi-fare yarışlarından çıkmasıdır." Bu ifadeyi seviyorum.
Benim açımdan zenginliği bir kenara bırakabiliriz, ancak finansal hedefim daima bağımsızlık olmuştur. En yüksek getirilerin peşinde koşmak veya en lüks hayatı yaşamak için elimdeki varlıkları kullanmak beni pek ilgilendirmiyor. Her ikisi de insanların arkadaşlarını etkilemek için oynadığı bir oyun gibi geliyor ve her ikisinin de gizli riskleri var. Benim en çok istediğim şey, her gün, benim ve ailemin, istediğimiz her şeyi kendi koşullarımızla, bizim arzu ettiğimiz gibi yapabileceğimizi bilerek uyanmak.
Hiç kimse, sahip olduklarınızdan sizin kadar etkilenmez. Lüks bir araba ya da güzel bir saat istediğinizi düşünebilirsiniz. Ama muhtemelen, asıl istediğiniz saygı ve hayranlık olabilir. Üstelik bu tür şeyleri beygir gücü ve metalden ziyade, nezaket ve alçak- gönüllülük sayesinde kazanmanız çok daha olasıdır.