emre er

emre er
495 okur puanı
Mart 2017 tarihinde katıldı
Puan vermedi·176 syf.··
2025 20. kitabı
Ebubekir Hazım Tepeyran; dahiliye nazırlığı, belediye başkanlığı ve milletvekilliği görevlerinde bulunmuştur. Bu görevleri sırasında edindiği gözlemleri ve gerçekçiliği romana yansıtmıştır. Romanda geçen yerleri ve insanların durumunu tüm gerçekliğiyle anlatmıştır. Romanın ana karakteri, annesiyle birlikte bebekken Anadolu'nun bir köyünden İstanbul'daki bir paşa konağına gelip burada büyüyen bir çocuktur. İlerleyen zamanlarda işler çocuğun istediği gibi gitmez ve tekrar köye dönmek zorunda kalır. İstanbul'da geçen günlerden sonra köye dönmek, çocuk için tam bir felaket olur. Köydeki yaşama bir türlü alışamaz ve hayatı her geçen gün daha da zorlaşır. Romanda, çocuğun yaşadığı zihinsel ve fiziksel zorluklar çok güzel anlatılıyor. Özellikle köye geldikten sonra çocuğun yaşadıkları çok zorlayıcı ve yıpratıcı. Anadolu'daki köy hayatını, insanların yaşamlarını ve çektikleri zorlukları okumak isterseniz bu eseri kesinlikle okumanızı tavsiye ederim.
Küçük PaşaEbubekir Hâzım Tepeyran · İnkılap Kitabevi · 2011887 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·187 syf.··
2023 2. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 25 Ocak 2023 00:00
Kitabın ilk bölümü Anadolu Selçuklu ile başlıyor. Bu bölümde Anadolu'nun fukaralık ve açlığın ilk evresi anlatılıyor. sonrasında Osmanlı tarihi ile devam ediyor. Osmanlı imparatorluğnun son yüzyılını ön plana almıştır. Üçüncü bölümde cumhuriyetin ilk dönemi anlatılıyor. Anadolu halkının açlık, fukaralık, yoksunluk tarihi açıklanıyor.
Tarih-Araştırma
Türkiye'nin Açlık, Fukaralık ve Yoksunluk TarihiTevfik Çavdar · İmge Kitabevi · 20154 okunma
Puan vermedi·172 syf.··
2019 41. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 13 Ağustos 2019 23:59
not: inceleme yazılarını kitabı bitirdikten sonra okumanızı tavsiye ederim. Mustafa Nihat Özön ,Mürebbiye hakkındaki yorumları da filme dair önemli bilgiler içerir: “Romana adını veren kadın kahraman, Türk ailesine mürebbiye olarak kapılanan, ailenin bütün erkeklerini birbirine düşüren düşük ahlaklı bir Fransız yosmasıydı. Bundan dolayıdır ki, Gürpınar’ın 1898 yılında yayımlanan, alafrangalığa düşkün bazı ailelerin başlarına gelebilecek gülünç ve tehlikeli durumları anlatan bu romanı 1919 yılının İstanbul’unda, bilinçli ya da bilinçsiz, bir protesto özelliği kazanıyordu. Nitekim film tamamlandığı vakit işgal kuvvetlerince güçlük çıkarıldı, hatta Anadolu’ya gönderilmesi yasaklandı.” kitaptan sinemaya uyarlanan,türk sinema tarihinin ilk ve başka bir millet tarafından sansüre uğrayan ilk filmdir. dönemin frasız işgal komutanı Franchet d'Esperey kitapta ahlak düşkünü bir fransız kadının sinemada olamayacağını ve fransızların küçük düşürüldüğünü söyleyerek filmi sansürletir. Yönetmen Ahmet Fehim, İstanbul’u işgal eden kuvvetlere karşı bu filmin sessiz bir direniş olduğunu da ifade eder. kitabı okurken bazı yerlerde türk sinemasından bazı sahneleri gözümde canlandırmıştır. bu filmler şabanoğlu şaban ve hüseyin rahmi gürpınar'ın yazmış olduğu ve sinemaya aynı isimle uyarlanan gulyabani filmidir. incelemeyi paylaşırken faydalandığım kaynaklar : listelist.com/murebbiye-filmi cnnturk.com/video/turkiye/t...
MürebbiyeHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202511,2bin okunma
10/10
·216 syf.··
2017 55. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2017 00:00
kitap incelemesini, benim kitabı alıp okumama vesile olan mahfi eğilmez' e bırakmak istiyorum. Kerem Çalışkan, Mustafa Kemal’in İsyan Muhtırası, Remzi Kitabevi, 2017 Son dönemlerde okuduğum en iyi tarih – analiz kitabı. Kerem Çalışkan kitabında Mustafa Kemal’in 20 Eylül 1917 tarihinde dönemin Başbakanı ve İçişleri Bakanı Talat Bey ve Savaş Bakanı ve Genelkurmay Başkanı Enver Paşa’ya yazdığı mektubu ele alıp o tarihlerde geçen olayları açıklıyor. Bu mektup, mektuptan çok bir muhtıra niteliği taşıyor. Mustafa Kemal Paşa, memleketin nasıl çürüdüğünü, koskoca Osmanlı ordusunun Alman generallere nasıl teslim edildiğini, bu Alman generallerin Osmanlı’yı değil Alman çıkarlarını savunmakla nasıl uğraştıklarını tek tek anlatıyor. Gerek muhtırada yazdıkları, gerekse muhtıranın öncesinde ve sonrasındaki yaklaşımları Mustafa Kemal’in, ülkesi aleyhine empoze edilmek istenenlere karşı, kim olursa olsun başkaldırabilecek bir yaradılışta olduğunu net bir biçimde ortaya koyuyor. Kitap ayrıca Padişah Vahdettin’in ve Enver Paşa’nın Mustafa Kemal’i İstanbul’dan uzak tutmaya çabalamasını ve bu çabanın dönüp dolaşıp istemeden Kurtuluş Savaşına nasıl hizmet ettiğini ortaya koyuyor. Kerem Çalışkan’ın muhtırayı analiz ederken yazdığı gibi bu muhtıra aslında Nutuk’tan bile önemli bir belge. Çünkü Mustafa Kemal Nutuk’u yazdığında artık her şeye hâkimdir. Oysa bu muhtırayı yazdığında her şeyi kaybedebilecek konumdaki bir askerdir. Mustafa Kemal, emrinde bulunduğu devletin ve aynı zamanda kendisinin de üyesi olduğu İttihat ve Terakki Cemiyetinin en tepesindeki Talat Bey ve Enver Paşa’ya verdiği bu muhtırayla o devletin bir memuru olsa da o derneğin bir üyesi olsa da her şeyi kaybetmek pahasına olsa da doğruları söylemekten vazgeçmeyeceğini ortaya koyuyor. Bu başkaldırışı onun sonraki
Siyaset
Mustafa Kemal’in İsyan MuhtırasıKerem Çalışkan · Remzi Kitabevi · 201748 okunma