Hayatı boyunca “Köklerinizden kopun, her şeyi reddedin” diyen Nietzsche’nin doğduğu yer ile, öldüğü yer arasında 30 metre mesafe vardır. İlginçtir, hayatı boyunca bir seyyah gibi ülke ülke gezip, hiçbir şeyin özgürlüğüne zincir vuramayacağını düşünen bir adamın, başladığı yere geri dönmesi. Nietzsche’ye göre kalp ve duygu dediğimiz şey, zihnin zayıf tarafıydı. Bu yüzden “Sert ve acımasız olup, acıma hissini unutun. Çünkü kötülük insanın en büyük gücüdür” diyen ve merhameti gülünç bulan bir adamdı Nietzsche. Fakat bir sabah Turin’deki otelinden çıktığı sırada kırbaçlanan bir atı gördüğünde merhametine yenik düşmüş ve atın boynuna sarılıp attan ağlayarak özür dilemişti. Ve bir diğer tezatta üst insan felsefesinden gelmişti. Umut etmenin işkenceyi uzattığını, insanoğlunun yalnızca gerçekleri kabul edip, soyut kavramları bırakmasını öğüt etmiş, ama bu saf ve derin nihilizme kendi bile dayanamadığı için en sonunda üst insan felsefesini ortaya koymuş ve insanların bu umuda tutunmasını istemişti. Kendisiyle savaşan bir adamdı Nietzsche. ‘Ben bu kulaklara göre ağız değilim.’ demişti bir kitabında. Kendi söylediğini, ancak kendisinin işitebileceği ironik bir noktaya gelmişti artık..