Bu gönderinin yorum kısmında, İbrahim Şinasi’nin 1863 yılında neşredilen, târihimizdeki ilk Türk atasözleri derlemesi mâhiyetindeki Durûb-ı Emsâl-i Osmâniye kitabından seçtiğim atasözlerine -Osmanlı Türkçesi ile birlikte- yer vereceğim. Atasözlerinin anlamı ve açıklamasını güncel sözlüklerden de istifade ederek köşeli parantez ile belirteceğim. Umarım fâideli ve devamlı bir uğraş olur, Allah utandırmasın...
Yine Emsal kararlardan biri
1000Kitap
Reklam
cs 172
Bir insanın maruz kaldığı belalar istihkak ile olsaydı, hepsi böyle olsaydı Peygamberlere bela inmezdi. Çünkü masumiyet sıfatları var. Masumiyet sıfatlarına rağmen 'Eşeddül belâ alel enbiyâ sümme emsal sümme emsal' buyrulmuştur. 'Belanın en şiddetlisi enbiya (peygamberler) üzerine sonra evliyaullah..." sonra derece derece iyilerinin üzerine gider. Bunun hikmeti şudur; Nasıl ham demir ateşte yanarak çelikleşirse insanların da cevherlerini kemale erdiren fıtratlarında mevcut olan müsbet ve menfi temayülleri, cevherlerini kemale erdiren musibetlerdir. Kadir Mısıroğlu
Alıntı
Hadis
حَدَّثَنَا أَبُو الْيَمَانِ أَخْبَرَنَا شُعَيْبٌ عَنِ الزُّهْرِىِّ قَالَ أَخْبَرَنِى سَالِمُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ أَنَّ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عُمَرَ - رضى الله عنهما - قَالَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ إِنَّمَا النَّاسُ كَالإِبِلِ الْمِائَةُ لاَ تَكَادُ تَجِدُ فِيهَا رَاحِلَةً. Buhârî, Rikâk, 35 حَدَّثَنَا الْحَسَنُ بْنُ عَلِىٍّ الْخَلاَّلُ وَغَيْرُ وَاحِدٍ قَالُوا حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ أَخْبَرَنَا مَعْمَرٌ عَنِ الزُّهْرِىِّ عَنْ سَالِمٍ عَنِ ابْنِ عُمَرَ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلمإِنَّمَا النَّاسُ كَإِبِلٍ مِائَةٍ لاَ يَجِدُ الرَّجُلُ فِيهَا رَاحِلَةً . قَالَ أَبُو عِيسَى هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ صَحِيحٌ Tirmizî, Emsâl, 82 Resulullah (s.a.v): İnsanlar yüzlerce deveye benzer; içlerinde neredeyse bir tane binek devesi bulamazsın! Yani bir deve sürüsü arasında nitelikli, huysuz olmayan, kendisiyle yolculuk yapılmaya müsait, taşımacılığa elverişli kuvvetli bir deve (râhile) bulmak ne kadar zorsa, aynı şekilde insanlar arasında yüksek meziyetlere sahip, kendisiyle yoldaş olunacak, başkalarının sıkıntılarını paylaşan, sorumluluk sahibi seçkin birine rastlamak da zordur.
kahveler işlevini kaybetmiş, tarih nankör bir ders, kediler dinozorları görmeye niyetli, anneler yoğun bakışlı, sevgililer berbat dünyalı, yağmurlar topraktan yüz çevirmiş, dostlar kahır yüklü, yemekler imtihana dahil, kitaplar gırtlakta yumru, geceler derde platonik, aşklar leyla ile ferhat, dergiler samanda iğne, gazeteler bankta dede, şiirler kıyamet alameti, göz bozukluğu virüs, yargılar anadan doğma, ırklar kaf dağı yarışı, yalnızlık sultanlık, örümceklerde yasama sorumsuzluğu, karıncalarda yasama dokunulmazlığı, içim teceddüd-i emsal, eleştiriler gavurca, yaşamım kümun, zuhuru yok ve dünya sallanıyorrrrrrr. fıtratı bozmayalım. kadim öğüt, budistlik yok.
Duygu ve Düşünce
Anthony Robbins
"Herkes bir geçmişe sahiptir. Orada yaşamadığınız müddetçe, geçmiş geleceğe emsal değildir."
Geçmiş / Gelecek
Reklam
Reklam