Mehmet Emin Öztürk

Ey Mevcudiyetinin aşkın ateşi Gözlerinde akıp giden kar taneleri gibi Kaçmak nâ mümkün, bakışınla yanarım Gülüne aşık bir bülbül gibi, sana bağlanırım
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Yüreğimin yorgunluğu senden değil zihnimdeki sahte potrendendir Bir yaprak misali savrulan kendimi Senden azade gözlerinde görmemdendir
Sevgilime vereceğim bir elma, çekirdeği olmayan, Sevgilime vereceğim bir ev, kapısı olmayan, Sevgilime bir saray kuracağım, gönlümün derinliklerinde, Ve o sarayı açacak, hiçbir anahtara dokunmadan. Başım, çekirdeksiz bir elmadır ona, Zihnim, kapısız bir evdir; Kalbimse bir saraydır, yalnız ona ait, Ve sevgisiyle açılır, hiçbir kilit olmadan.
Bir öpücükle mühürledim seni Sevgimle kanattım ellerini Çünkü sevmenin bedeli Çarmıha germekti seni
İnan ben istemiyorum bu dizeleri Bu anlamsız şiirleri, navalleri, beyitleri Ne kadar da büyüktür bunun bedeli Senden aldığım ilham yakıyor bedenimi