Beril

Beril
@endsofbook
now that were here, how do we get back?
10/10
·136 syf.··
2022 35. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 14 Ağustos 2022 12:38
Okuduğum ilk Bulgakov eseri, aynı zamanda Rus modern klasikleri arasında hatırı sayılır bir yere sahip. Kitap kısa öykü şeklinde, bir sokak köpeğinin dili kullanılarak kaleme alınmış. Ara ara diğer karakterlerin de bakış açısından yazılmış bölümler görebiliyoruz. Bilim kurgu türüne ait bir eser olmasının yanında dönemin Sovyet toplum düzenine eleştiriler yöneltmesiyle de biliniyor. Yazarın kaleme aldığı yapıtları da bu yüzden bir dönem yasaklı kitaplar listesinde yer almaktaydı. Kitabın konusu ise şu şekilde; Şarik adlı zayıf, çelimsiz bir sokak köpeği, ülkenin ünlü Profesörlerinden biri olan Filipp Filippoviç ile karşılaşır. Profesör bir süre ona evinde bakım verir ve iyi derecede sağlığa kavuşmasını sağlar. Fakat asıl amacı köpeği iyileştirmek değildir. Deneysel bir çalışma olarak köpeğe bir insana ait hipofiz bezini ve testisleri nakleder. Bu deneyden pek ümitli olmamasına rağmen köpek hayatta kalmayı başarır. Fakat beklenmedik bir sonuç yaşanır ve köpek insanlaşmaya başlar. Hatta öyle ileri bir dereceye ulaşır ki organları nakledilen gencin tüm özellikleri köpekte belirmeye başlar. Modern klasiklerden daha önce okuduysanız eğer dilinin ne kadar akıcı olduğunu az çok tahmin edebilirsiniz. Öykü tarzında yazıldığı için de bir iki günde biten keyifli bir eserdi. Aynı zamanda Sovyet Rusya döneminde yaşanan sınıfsal ayrımlara, toplum içindeki kültürel faklılıklara ve siyasetine ayna tutan cinsten.
Köpek KalbiMihail Bulgakov · Can Yayınları · 202125,6bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·464 syf.··
2022 27. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 29 Haziran 2022 12:33
“Zamanların en iyisiydi, zamanların en kötüsüydü, hem akıl çağıydı hem aptallık, hem inanç devriydi hem de kuşku, aydınlık mevsimiydi, karanlık mevsimiydi, hem umut baharı hem de umutsuzluk kışıydı, hem her şeyimiz vardı hem hiçbir şeyimiz yoktu.” Öncelikle şunu belirtmeliyim ki eser, tarihi roman niteliğini taşıdığı ve olaylar Fransız Devrimi dönemi çerçevesinde geliştiği için bu döneme paralel şekilde incelememi kaleme alacağım. Böylece kitapta yaşanan olayların gerçeğe yakınlığını daha net şekilde göreceğimizi düşünüyorum. Fransız Devrimi’nin dünya tarihinde köklü değişimlere sebebiyet verdiğini hepimiz zaten biliyoruz. Bu değişimlerden biri ve belki de en çarpıcısı, yıkılması imkânsız olarak görülen Tanrı’nın kudretiyle sarsılmaz güce sahip olan krallıkların yıkılmaya başlamasıdır. Kitabı okurken de kral otoritesinin sarsıntıya uğradığını ve demokrasinin, halk egemenliğinin yönetimdeki üstünlüğünü yoğun olarak hissediyorsunuz. Ayrıca 1792 yılında giyotinle yapılan idamlar Fransa’nın resmi idam yöntemi olarak kabul edilmiş. Bundan hareketle de kitapta belki de en çok işlenen olaylardan biri bu idam şekli. Öyle ki artık halk alışılagelmiş adalet simgeleri yerine minik giyotinler şeklinde simgeleri kolyeler, amblemler gibi üzerlerinde taşımaya başlamış. Buraları daha fazla uzatmamakla birlikte, gerçekte de olduğu gibi Fransız Devrimi bir süre sonra kontrolden çıkmaya başlıyor ve haklı haksız idamların artmasıyla birlikte yerini dehşete bırakıyor. Hatta bu yüzden dönemin diğer adı olarak “Kızıl Devrim” anılmaya başlanıyor. Artık kitabın olay örgüsüne geçecek olursak, isminde bahsedilen iki şehir yani “Londra” ve “Paris” arasında kurgulanıyor. Kitabı okurken hem tarihe hem de Fransız Devrimi’nin ardında yaşanan aşk, kaos ve tükenmişlik üçlemesine dayanan olaylara
İki Şehrin HikâyesiCharles Dickens · Can Yayınları · 202376,4bin okunma
9/10
·118 syf.··
2022 2. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 09 Ocak 2022 03:00
instagram.com/p/CYgqg7-N8sa/?... ~ Petersburg’un Beyaz Geceleri, Dostoyevski‘den hüzünlü bir aşk hikâyesi… Hayalperest kahramanımız ilk görüşte, o köprünün başında aşık olur genç Nastenka’ya. Fakat kahramanımız ne kadar oturaklıysa Nastenka da bir o kadar uçarı ve heyecanlı bir genç kız, hikâyenin geçtiği dört gece de ne kadar soğuk, iç ürpertici olsa da bu aşk içinizi ısıtacak. Fakat her aşkta olduğu gibi bu kavuşmanın da zorlu engelleri olacak elbette. Bir solukta okuyacağınız bu hikâyede Petersburg’un büyüleyici havasını, muazzam betimlemeler sayesinde gözlerinizin önünde hissediyorsunuz. Ayrıca bu öykü, Dostoyevski’nin 27 yaşındayken sürgüne gönderilmeden önce yazdığı son öykü olma özelliğini taşıyor. Bu nedenle daha sonra kaleme aldığı eserlerinin bu öyküyle arasındaki yazım farkından dolayı değişikliğe uğradığını görüyoruz. Yazar, hayalperestiği de insanlardan kendini soyutlamış, sevinçlerini, üzüntülerini ve tüm hayatını hayalleinde yaşayan insanlar olarak nitelemiştir. Bu güzel, buruk öyküyü okumanızı tavsiye ederim.
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · İletişim Yayınları · 2020102bin okunma
8/10
·264 syf.··
2021 58. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 18 Aralık 2021 19:45
instagram.com/p/CXqUgUgNQ-R/?... ~ Ayfer Tunç’un daha önce Suzan Defter ve Aziz Bey Hadisesi kitaplarını okumuştum ve anlatımına hayran kalmıştım. Özellikle Suzan Defter ile Ayfer Tunç’a karşı bir hayranlığım oluştuğunu söyleyebilirim. Bana göre kelimeleri çok başarılı kullanan, dilinin sadeliği yanında anlam yoğunluğunu dozunda ayarlayabilen yazarlardan birisi. Kapak Kızı da yazarın en sevilen üçlemesinin ilk kitabı. Bu kitabında da dışardan bakıldığında basit görünen hayatların iç dünyasına sızarak ne tür çırpınışlar yaşandığını okuyucuya tanıdık bir anlatımla sunuyor. Aslında bu kitapta sadece adı geçen, ona hiç söz hakkı verilmeyen Şebnem’in bir dergide “Ayın Kızı,” adı altında fotoğraflarının basılmasıyla baş karakterlerimizin hayatlarının nasıl etkilendiğini okuyoruz. Evet asıl konu Şebnem ama bu kitapta onu çocukluğunun dışında göremiyoruz. Bahsettiğim diğer baş karakterler ise Selda, Ersin ve Bünyamin. Üçü de beklemedikleri bir anda derginin kapağında Şebnem’i görüyorlar ve bu olayla birlikte kendi yaşamlarını, Şebnem ile geçirdikleri zamanları sorguluyorlar. Bu fotoğraflardan yola çıkarak hem şuçlunun kim olduğunu hem de kendi hayatlarının tam olarak neresinde yer aldıklarının cevabını arıyorlar. Roman bir trenin yemek vagonunda başlıyor ve burası tüm hikâyeye hakim olan ana mekan. Geriye dönüş tekniğinin kullanıldığı yani karakterlerin geçmişlerinin ara ara anlatıldığı türden bir hikâye. Şebnem’in hiç sözünün geçmemesine karşın onun hayatında bulunmuş karakterlerin birbirleriyle ilişkilerini, onun hakkındaki acı düşüncelerini ve dahasını merakınızı düşürmeden anlatan roman… Eğer yazarı daha önce okumadıysanız da Suzan Defter kitabını şiddetle öneririm.
Kapak KızıAyfer Tunç · Can Yayınları · 202013,6bin okunma
7/10
·189 syf.··
2021 39. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 08 Ağustos 2021 00:30
“Bir şeylerin gerçek olduğunu onları kaybedebileceğini düşündüğün zaman anlıyorsun” ~ Gerilim türünde yazılmış kitap Jack ve kız arkadaşının, ailesinin çiftlik evine akşam yemeğine gitmek için çıktıkları yolculukla başlıyor. Hikayeyi başkarakterimiz, Jack’in kız arkadaşının anlatımıyla okuyoruz. Jack ile olan ilişkisini bitirmeyi aklına koymuş fakat Jack’in ailesiyle tanışma fikri belki bir şeyleri değiştirir diye düşünüyor. Kısa süre önce ise başkarakterimize gelen bilinmeyen bir numaradan aramalar başlıyor. Bu yolculukta da aramalar sürekli gelmeye devam ediyor. Karanlık, ıssız yolda ilerlerken çiftin arasında geçen felsefe temelli diyaloglar, uzak mesafede bulunan çiftlik evi, bilinmeyen numaradan gelen anlamsız mesajlar ve yazarın anlatım tarzı kitabın başından itibaren o gerilim duygusunu hissettiriyor. Alışılmış gerilim kitaplarından farklı olarak yoğun, bariz bir şekilde korku unsurları içermiyor fakat buna rağmen tereddüt içerisinde sonunu merak etmenizi sağlıyor. Bu sayede de elinizden bırakamayacağınız, bir günde biten, kısa film tadında bir kitap olmuş. Anlatımı destekleyen felsefe ve psikoloji unsurları da daha okunulası hale getirmiş. Sonunda beklediğim verimi bulamasam da süreç olarak okumaya değer bir kitaptı. ~ instagram.com/p/CSZvGm5CSsX/?...
Her Şeyi Bitirmeyi DüşünüyorumIain Reid · Hep Kitap · 20161,449 okunma