Beril

Beril
@endsofbook
now that were here, how do we get back?
Türkçe Öğretmeni
303 okur puanı
Aralık 2020 tarihinde katıldı
9/10
·328 syf.··
2023 6. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 03 Mart 2023 10:56
Yazarın daha önce “Normal İnsanlar” adlı kitabını okumuştum, ne sevmiş ne de sevmemiştim. Ama okuduğum sırada tam bir kafa dağıtmalık, dizi tadında bir kitap olduğu için bana iyi hissettirdiğini
Güzel Dünya Neredesin?Sally Rooney · Can Yayınları · 20222,615 okunma
Reklam
7/10
·208 syf.··
2023 5. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 20 Şubat 2023 12:20
Japon asıllı, İngiltere’de büyümüş, 2017 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’ne layık görülmüş bir yazar. Ödül gerekçesi ise; “büyük bir duygusal güce sahip romanlarında, dünyayla bir bağlantımız olduğu
Günden KalanlarKazuo Ishiguro · Yapı Kredi Yayınları · 20196,8bin okunma
8/10
·160 syf.··
2023 3. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 24 Ocak 2023 14:41
Shakespeare tiyatrolarının asıl amacı okunmak için değil sahnelenmek içindir. Bu yüzden de kitaplarını okurken daha çok sahnede bir tragedya izliyormuş gibi hissedersiniz. Othello’da da bu keyfi, coşkuyu, hayranlığı fazlasıyla yaşıyorsunuz. Her tragedyanın bir kilit kahramanı vardır. Bu kitap adını ne kadar Othello karakterinden alsa da asıl kilit karakter “İago”dur. Bu karakterde aşka ve masumluğa karşı bir hırs ve nefret görmekteyiz. Kitap boyunca da bu karakter sayesinde saf düzenin ve masumluk dünyasının kötülüğe yenilişini tam manasıyla adım adım seyrediyoruz. Kitapta çoğunlukla saf bir düzen, masumiyet ve imkansızlıktan doğan bir aşk teması işleniyor fakat daha sonra, kitabın bir kıskançlıklar trajedisine dönüşümünü görüyoruz. İago’nun yaydığı asılsız söylentiler ve vesveseler yüzünden Othello hazin bir sona sürüklenir. Psikolojide kullanılan “Othello Sendromu” da adını bu karakterden alır. Kıskançlık sanrılarının nasıl bir boyuta ulaştığını buradan da anlayabiliriz. Tiyatro okumayı seviyorsanız kesinlikle tavsiye edeceğim bir kitap oldu.
OthelloWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202426,7bin okunma
9/10
·128 syf.··
2023 2. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 14 Ocak 2023 11:22
Japon edebiyatı pek fazla ilgi duyduğum bir tür olmamasına karşın bu kitabı çoğu sayfada ısrarla tavsiye edilmesinden dolayı okumak istedim. Türk edebiyatından bir kitaba benzetecek olursam Aylak Adam’a benzetirdim muhtemelen. İki kitapta da kendini her konuda başarısız gören, kendini bir yere ait hissetmeyen, toplumda bulunmaktan korkan, kendini bulamayan bir karakter görüyoruz. Ayrıldıkları nokta ise şu; İnsanlığımı Yitirirken’de Oba Yozo bu korkularının üstünü örtmek için soytarı rolüne bürünüp toplum içinde kendini baskılamaya çalışan bir karakter. Fakat bu süreç içinde gittikçe kendini daha da dibe çeker, umutsuzluğa teslim olur ve her türlü bağımlılığı edinir. Birçok kez intihar girişiminde bulunur ve adından da anlaşılacağı üzere en sonunda insanlığını kaybeder. Yarı otobiyografik türde yazılan bu eser, yazarın intihar etmeden önceki son kitabıdır. Yazarın hayatını da araştırdığımızda karakterle aynı detaylara sahip olduğunu görüyoruz. Japon edebiyatı için çok önemli bir yere sahipmiş bu kitap. Bence de hem karakterin psikolojisini net bir biçimde okuyucuya hissettirmesiyle hem de akıcı, sade diliyle okunmaya değer bir kitaptı. İlk Japon edebiyatı tavsiyemi de bu kitaptan yana kullanmam da güzel oldu bence, ilgilisine tavsiyedir…
İnsanlığımı YitirirkenOsamu Dazai · İthaki Yayınları · 202559,9bin okunma
8/10
·166 syf.··
2022 51. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 30 Kasım 2022 09:38
“Yaşamak acı çekmektir ve hayatta kalmak acıda bir anlam bulmak demektir.” Diye söze başlıyor yazar. Kitabı okuduğunuz zaman da bu söze fazlasıyla hak veriyorsunuz. Çünkü psikiyatr Viktor E. Frankl, 2.Dünya Savaşı sırasında Naziler’in eline düşmüş ve Auschwitz toplama kampında bir dönem yaşam mücadelesi vermiş biri. Burada yaşadığı zorlukları detaylarıyla kaleme almış bu kitabında. Bir nevi her gün ölüme uyanmanın nasıl bir his olduğunu anlatıyor. Birçoğumuz bu toplama kamplarında korkunç şeyler yaşandığını zaten biliyor fakat doktor burada hayatta kalanların bir amacı olduğunu göstermek istiyor aslında. Logoterapi’nin kurucusu olan doktor bu yaklaşımının ilkeleriyle, kampta yaşadığı deneyimlerini harmanlıyor. Farklı bir bakış açısıyla yaklaşıyor. İki bölümden oluşan kitapta öncelikle yaşadığı deneyimlerini, daha sonra da Logoterapi’nin ana hatlarını okuyoruz. Bu kuram kısaca gelecek ve anlam odaklı yaşam olarak tanımlanabilir sanırım. Bu kısımda doktorun birkaç hastasıyla yaptığı terapilerden de alıntı olması okuyucuya örnek teşkil etmesi yönünden fazlasıyla hoşuma gitti. Kendi hayatıma uyarlayabileceğimiz birçok düşünce tarzı katmış oldu bana. Son olarak kitapta da geçen ve beni çokça etkileyen Nietzsche’nin şu sözüyle bitireyim; “Yaşamak için bir nedeni olan insan her türlü nasıla katlanabilir.”
İnsanın Anlam ArayışıViktor E. Frankl · Okuyan Us Yayın · 202651,1bin okunma
Reklam