Kemirgenler İçin Vakit Hiç Bir Zaman Geç Değildir
hissizlik gülümsemesiyle gelir
sonra ayak parmakları vardır gecenin
kırılır basamaz üzerine bir süre
uyuşukluk ve duvarlar ve duvarlar
sonra sifonu çek. maaşı çek
endüstriyel müzik dinle rahatla

büyük entegrasyon seni istiyor.

hissizlik gülümsemesiyle gelir
ordular savaş pozisyonu alır
birey toplumsallaşmadıkça birey
okullar et yığınlarıyla dolup taşar
büyük sirkülasyon seni istiyor

sifonu çek!

öfkelen ve yollara düş, asfaltta yürü
güneşe koş, aşk şarkıları dinle sersemle
derini griye boya, derini griye boya
derini griye boya..

büyük meditasyon seni istiyor.

kendin için yeni bir mutsuzluk icat et
salondaki yakın akrabalarına
çıldırdığını ispatla
televizyona bak, büyük düşün
gazete oku, büyük düşün
cinayet sayfalarında ismini ara
düzenli olarak nefes al
bekleme salonları işte bu'
diyen cesetlerle dolu

sifonu çek!

tercih edilmiş sessizlik, sessizlik değildir..
plazalar. solucanlar. bankalar. yarasalar
ve klonlanmışlar ordusu
tercih edilmiş sessizlik, sessizlik değildir..
maden göçükleri altında devlet adamları kalmaz
devlet adamları tersanelerde can vermez
bürokratlar açlıktan ölmez

sifonu çek!

suskunluk icat edilmedi, suskunluk hep oradaydı
bir fare kapanı gibi suskunluk hep sahibini bekledi
kemirgenler! şimdi bütün toprakları yağmalayın!
bütün gökdelenleri ve devlet binalarını istila edin!

tercih edilmiş sessizlik, sessizlik değildir.

ve uygarlıklar çöplüktür
ve ülkeler çöplüktür
ve bayraklar çöplüktür
ve haritalar çöplüktür

ve şehir merkezleri bok kokar.

takım elbiseni giy ve işe git
bireysel istiklal marşını oku
kendine saygı duy
ülkene saygı duy
iktidara saygı duy
üniformalara saygı duy
aileni sev
kravatını düzelt
elini prize sokma!

cumartesi öl, pazar uyan
bireysel sahillerine in
bir manzara edin
burası sidik kokuyor
kravatını düzelt
sonra boz o manzarayı
burası sidik kokuyor.

sabah haberleri
iyi
ölü hayvanlar
iyi
siyasi argümanlar
iyi
gol düşüncesi
iyi
kötü niyet voleleri
iyi
verkaçlar
iyi

takım elbiseni giy
işe git eve dön
kumandaya sarıl
maillerine bak
patronuna saygı duy
kendin için ara pasları satın al
kişisel sorumluluklar edin;
ekosisteme saygı duy
elini prize sokma lan!
aynaya bak
kendine selam çak
kendine göz kırp
kravatını düzelt;
hava serin

canlı performanslar
iyi
akıllı telefonlar
iyi
enter tuşu
iyi
ütü masası
iyi
endüstri devrimi
iyi
oraya git, oraya koş
ekrana bak
buraya gel!

hipnotize ol!

çocuklar ekrana bakmalı çocuklar
ekrana bakmalı çocuklar ekrana bakmalı
onları teskin edin çocuklar ekrana
bakmaya devam etmeli çocuklar ekrana
bakmaya devam etmeli vanaları açın
onlar ekrana çıkmalı tüm vanaları
açık bırakın çocuklar...
uzmanlaşmış iş kollarında kendilerini
heba etsin bırakın
onlar teneke sesini işitemeyecek ..
madde: 7.2 Örs kemiği. Retina
kodlu şehirde her apartman
işçi kemikleri üzerinden yükselir

sifonu çek!

hissizlik gülümsemesiyle gelir
ve ayak parmakları vardır gecenin
kırılır sonra, basamaz üzerine bir süre
uyuşukluk ve duvarlar ve duvarlar

sonra maaşı çek, sifonu çek, babana çek
endüstriyel müzik dinle rahatla.

büyük kanalizasyon seni istiyor.

Munch
Separation'u çizdi
Sartre
Ruhun Ölümü'nü yazdı
Kaleci Fevzi
kale direğine kafa attı

hayat devam ediyor..


sifonu çek.

Uluer Oksal Tiryaki

Ares ares, bir alıntı ekledi.
28 Oca 02:13

Arka dümenin icadı ve yelken sistemindeki iyileştirmeler olmasaydı Ko­
lomb Amerika'ya ulaşamazdı. Dolayısıyla yeniçağın başlangıcına ve gele­
neksel olarak ortaçağın kapanmasına yol açan olay ortaçağda gerçekleşti.
Tarihçiler 1000 yılından sonra gerçekleşen bu teknik yeniliklerden "ilk
endüstri devrimi" şeklinde söz ederler. Bu gerçekten de zanaatkârlık ala­
nında ve karanlık çağlar efsanesini yıkacak türden bir devrimdi. Nitekim
1000 yılından sonra büyük katedrallerin yükseldiği kentsel merkezler giderek gelişir, erken ortaçağın başlıca özelliği olan, din adamları, savaş­
çılar ve çiftçilerden oluşan geleneksel toplum yapısının yerini kendini
zanaatkârlığa ve ticarete veren bir kent burjuvazisi alır.

Ortaçağ 1, Umberto EcoOrtaçağ 1, Umberto Eco
Tuco Herrera, bir alıntı ekledi.
28 Kas 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

SABOTAJ kelimesi nereden geliyor ?
Endüstri Devrimi olarak adlandırılan , buharın enerji kaynağı olarak saptanması ve ardından gemicilik sektörüne uygulanmasıyla başlayan makineleşme süreci insanlık tarihinin en önemli sıçrama adımlarından birisini oluşturmuştur.Fakat çalışma koşulları da o denli berbat haldedir ki , işçiler sonunda ayaklarına giydikleri ve SABO olarak adlandırılan tahta takunyalarla makineleri kırmaya başlamışlardır.Buradan da SABOTAJ kavramı türemiştir.Makine kırıcılarıyla başa çıkmak için idam cezaları getirilmiştir.

Aynadaki Tarih, Erol Mütercimler (Sayfa 7 - Alfa Yayınevi 6. Basın 2016)Aynadaki Tarih, Erol Mütercimler (Sayfa 7 - Alfa Yayınevi 6. Basın 2016)
Talha ACAR, Dördüncü Sanayi Devrimi'yi inceledi.
24 Kas 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Yorumum sadece kitap endeksli olmayacak, zira bu konu hakkında son zamanlarda ne kadar artan bir yoğunluk olsada genel olarak kitapların varlığı ve Türkiye'de bahsedilmesi diğer ülkelere nazaran alt seviyelerde. Özellikle Türkiye'de bu konu hakkında, kendi araştırmalarıma göre hiç bir kitap yok. Fakat makale, blog ve tez bulma şansınız var. Özellikle TedX programlarından yararlanabilirsiniz. Hatta Ali Rıza Ersoy programını izlemenizi tavsiye ediyorum. Endüstri 4.0 insanlığın yepyeni bir boyuta evrilmesinin büyük adımı. Tez konumda Endüstri 4.0 ve dijital çağ olunca böyle kitaplar daha bir ilgimi çekiyor. Daha öncesinden çok az bilgiye sahiptim fakat teknoloji merakım her zaman var olmuştur. Bu tezi konusunu seçmemin sebebi 3D yazıcılara ilgimin fazlasıyla olması. Ki Kitapta da rastlayacaksınız. Teknoloji durdurak bilmeden hızla ilerliyor. Çok büyük yenilikler ile çok büyük kolaylıklar gelecek ancak bununla beraber çok büyük sorunlarıda getirecek. Ki yazarın öngörüsüde bu. Günlük yaşantınızı bir düşünün işte o sizin günlük basit yaşantınız bile sıfırdan değişecek. Hemde ne değişim her türlü alışkanlıklarınız, davranışlarınız herşey değişime uğrayacak. Hayat kolaylaşacak mı evet lakin kendi sonumuzu da getiriyor gibiyiz. Bu kitap geleceğin yaşamını merak edenler için bire bir. Suçlardan tutun yaşam standartlarına kısaca ve gayet güzel bir dille açıklanıyor. Teknoloji içerikli dizileri bilim kurgu filimlerini aklınıza getirin bence onların gerçekleşmesi hiç te zor değil artık. Dünya bilim ile yatıp kalkıyor ve sürekli yeni bir buluş ortaya koyuyor fakat maalesef ki Türkiye çor gerilerde bilim adına çalışma yokla yokluk arasında. Ölü yatırım yapmak yerine bilim ve teknoloji üzerine gidilirse ülkeyi istediğiniz kadar yükseklere çıkartabilirsiniz. Başöğretmen Atatürk: Eğer bir gün sözlerim bilim ile çelişirse bilimi tercih edin diyerek bu mevzunun ne kadar önemli olduğunu seneler öncesinden bize bir sözle fazlaca öz anlatımla açıklamış. Ama ben inanıyorum ki Türkiye bu kara tablodan çıkıp teknoloji ve bilim ve daha nice alanlarda boy gösterecektir. Bu kitabı eğer ilgi alanınızsa okuyun olmasa da okuyun gelecek hakkında bir kaç birşey öğrenmek size bir şey kaybettirmez.

Selahattin Ünal, Endüstri 4.0'i inceledi.
04 Kas 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Yeni sanayi devrimi hakkında çok güzel bilgiler edinebileceğiniz bir kitap.Şimdiye kadar olan sanayi devrimlerinin şöyle bir üstünden geçip yeni sanayi devrimine bağlanıyor.Endüstri 4.0 için neler yapılmalı hangi yollar izlenip kendimizi nasıl geliştirmeli tüm bunları cevaplar nitelikte

Ahmet, bir alıntı ekledi.
05 Eki 2017 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Cengiz Kallek
" Batı kapitalizmi sadece 'ötekiler'i değil, endüstri devrimi sürecinde kendi emekçilerini de ölümcül biçimde sömürdü. "

Cins Dergi Sayı: 25, Kolektif (Sayfa 15)Cins Dergi Sayı: 25, Kolektif (Sayfa 15)
bir "insan", bir alıntı ekledi.
30 Eyl 2017

Endüstri devrimi sıradan insanların hayatında felaket derecesinde bir yersiz yurtsuz yol açtı.”
Karl Polanyi

Hüzün Hastalığı, Kemal Sayar (Sayfa 54)Hüzün Hastalığı, Kemal Sayar (Sayfa 54)
Volkan Türüdü, bir alıntı ekledi.
29 Eyl 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Mustafa Kemal devrimi’nin çerçevesini en ilginç çizenlerden birisi, ünlü İngiliz Tarihçisi Arnold Toynbee’dir. Benim Fransızcasından okuyabildiğim bir kitabında bu devrimi şöyle tanımlıyordu: “Bir insan ömrü süresi içinde ve zorunlu olarak, Rönesans’ın, Reform’un, 18’inci yüzyıl sonunda oluşan bilimsel ve entellektüel devrimin, Fransız Devrimi’nin ve Endüstri Devrimi’nin gerçekleşmesi.”

Hangi Batı, Attila İlhan (Sayfa 19)Hangi Batı, Attila İlhan (Sayfa 19)
Ares ares, bir alıntı ekledi.
03 Eyl 2017

Burada ele alınan örnekler dizisinde, endüstri öncesi dünyadan çağdaş dünyaya geçişin
belli başlı üç tarihsel yol izlediği görülmektedir. Bunlardan ilki "burjuva devrimleri" diye
adlandırılmayı hakettiğini düşündüğüm bir süreçten geçmiştir. Bu adlandırmanın, birçok
meslektaşı, taşıdığı Marksist çağrıştırma nedeniyle kızıl bir bayrak gibi öfkelendirmesi
dışında, başka belirsizlikleri ve sakıncaları da vardır. Bununla birlikte, yeri geldikte
açıklanacak nedenlerden dolayı, İngiliz, Fransız ve Amerikan toplumlarının, endüstriye
dayanan çağdaş demokrasiler olma yolunda ilerlerken görülen, bazı tarihçilerin Püriten
Devrimi'ne (veya bir o kadar tarihçinin yeğlediği deyişle İngiliz İç Savaşı'na)
bağladıkları, şiddete dayanılarak gerçekleştirilen bazı değişikliklere bu adı vermenin
gerekli olduğunu düşünüyorum. Bu devrimlerin püf noktalanndan biri, toplumda,
BAĞIMSIZ BİR EKONOMİK TABANA DAYANAN ve kapitalizmin demokratik biçiminin karşısına
çıkan, GEÇMİŞTEN DEVRALINMIŞ ENGELLERE KARŞI SAVAŞ AÇAN BİR GRUBUN ORTAYA ÇIKIŞIDIR. Bu
hareketin itici gücü, büyük ölçüde kentlerin TİCARET ve ÜRETİMLE uğraşan sınıflarından
gelmiş olmakla birlikte, işin içinde BAŞKA ETMENLER DE VARDIR. Burjuva hareketinin
edindiği dostlar, savaştığı düşmanlar, ülkeden ülkeye büyük farklılıklar göstermektedir.
İncelememizin başlarında daha çok üzerinde duracağımız toprak sahibi yukarı sınıflar,
ya, İngiltere'de olduğu gibi, kapitalist ve demokratik dalganın önemli bir gücünü
oluşturdular; ya da, ona karşı çıktıkları yerde, devrimin ve iç savaşın çalkantıları arasında
yokolup gittiler. Aynı şey köylüler için de söylenebilir. Ya siyasal çabalarının ana çizgisi,
kapitalizme ve siyasal demokrasiye paralel düştü, ya da gözönüne alınmayabilecek kadar önemsjz bir çaba durumuna düştü.Gözönüne alınmayabilecek kadar önemsiz olduğu·
durumlar ise, ya kapitalizmin ilerlemesinin köylü toplumunu yıkmasının ya da bu
ilerlemenin, Amerika Birleşik Devletleri'nde olduğu gibi, yeni, bu yüzden gerçek
anlamda bir köylülüğün varolmadığı bir toplumda görülmesinin ürünüydü.

Diktatörlüğün ve Demokrasinin Toplumsal Kökenleri, Barrington MooreDiktatörlüğün ve Demokrasinin Toplumsal Kökenleri, Barrington Moore