Gelecek de pek iyi gelmeyecek!
10/10
·154 syf.··
Beğendi
·
2026 26. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 15 Şubat 2026 16:11
Avustralyalı robot uzmanı Rodney Brooks "Makinelerimiz bize daha çok benzeyecek, biz de çok fazla makinelerimize benzeyeceğiz," diyerek aslında gelecekteki dünyanın profilini çizmiştir... Yazarımızın Murat Dağıtmaç da kitapta bize bir uyarısı var; "Unutmayalım ki geleceği yönlendirmek istiyorsak dijital dünyada tüketen değil üreten bir toplum olmamız gerekmektedir..." Kitabımızda birçok konu vardı; Teknolojinin tarihi, Endüstri devrimi, Internet, Algı yönetimi, Sosyal Medya, Ekonomi, Sanal para, Dijitalleşen Din, Siber Terör, Yapay Zeka, Sadizm, Narsizim, Robotik savaşlar..vb.. Birçok konuya değinmiş yazarımız. En önemli konu da" korumamız gereken aile!" Gelecekte bizleri ve çocuklarmızı bekleyen tehlikeler. Teknolojinin iyi kullanıldığında iyi olduğu ama kötüye kullanıldığında sonumuzu nasıl getireceğini okuyacaksınız. Okudukça çok gerileceksiniz. Kitabın sonunda biz ölmüşüz de ağlayanımız yok! dedim kendi kendime:) Gelecek de pek iyi gelmeyecek! Kitaptaki etkileyici o alıntı ile bitireyim müsaadenizle; "Samuel Butler, 1863 yılında yazdığı mektubunda; insanın ardılı kim olacak sorusunun yanıtını verirken, "At ve köpek insan için neyse, ileride insan da makine için aynı şeyi ifade edecek; sonuç makinelerin canlanması ya da canlanmaya başlamasıdır." demiştir..." Bu cümleyi okuyunca tüylerim ürperdi.. Hırsları uğruna kendi kendini bitiren insanoğlu!! Son olarak dinlerin sosyal medyaya düşmesi (ya da yaşanması mı diyelim) anlamında eleştirileri de vardı yazarımızın. Bir cümlesi var ki, bence oturup bir sorgulamaya değer,ders gibiydi. Okuyunca hem güldüm, hem de yazara gönülden katıldım:) Demiş ki; Cuma mesajlarını neredeyse "kamyon arkası" yazılarına döndürdük..." Bir de yazmaya uğraşan da yok, "Kopyala yapıştır":)
Teknoloji ve İnsan
Dijital Psikolojik DevrimMurat Dağıtmaç · Motto Yayınları · 201938 okunma
Noel baba da ölecek mi?
9/10
·108 syf.··
Beğendi
·
2025 74. kitabı
aslına bakarsanız hristiyan dünyasında noel etkisi oldukça büyüktür ancak bizlere meşhur ‘’noel ruhu’’ aralık ayında yoğun bir şekilde hissedilirmiş gibi gelir. fakat ekim ayından itibaren noel heyecanı hristiyan dünyasını sarar ve ocak ayına kadar bu heyecanın etkisi devam eder. aslında hepimiz noel’i olmasa da yeni bir yılın gelişini farklı şekillerde kutlarız. fakat hristiyan dünyasında noel’in sembolü haline gelmiş nesneler ve gelenekler vardır. bunlar çam ağacı, noel akşam yemeği, ilahiler söyleme, kartpostallar gönderme, hediyeler alma, bağış yapma ve aile bireyleri ile bir araya gelip, sıcak ve keyifli zaman geçirmedir. çam ağacının pagan inançlarından kalıp, evrimleşerek noel geleneğine dönüştüğü söylense bile, bugün çam ağacının noel bayramı’nı bütünleyen bir parça olduğunu da kimse inkâr edemez. aslında, ‘’geleneksel’’ noel 200 yaşına bile girmemiştir henüz. şimdi size bununla ilgili çok şaşıracağınız bir şey söyleyeceğim. bu geleneklere katılan eğlence ruhu çağlar öncesinden kalmasa da 1843 yılında yazılmış, siyasi eleştiri niteliği taşıyan bir romandan gelir. evet, bu durumda mariah carey’de gelmiş geçmiş en meşhur şarkısını bir yazara, sosyal bir eleştiriye, gerçek bir hayalet avcısı charles dickens’a borçludur. ‘’bir noel ilahisi’’ 19. yüzyılda, aralık ayında piyasaya çıktı. charles dickens’ın bu kitabı 6 haftada yazdığı ve bastırmak için çok acele ettiği söylenir. bunun sebebi de o zamanlar eşiyle bebek bekliyor olmaları ve para kazanma ihtiyaçlarıymış diye söylentilere eklenir. kitabın ilk baskısı noel arifesinde yok satar. böylece dickens kısmen sıkıntılarına çare bulur. fakat beklediği geliri elde edemez, o ayrı bir hikâyenin konusu. o zamanlarda ingiltere’de yapılan noel kutlamaları bugün ki gibi şatafatlı olmazmış zaten. hatta o dönemde bu
1000Kitap
Bir Noel ŞarkısıCharles Dickens · Bordo Siyah Yayınları · 011,3bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
10/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2025 562. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 26 Ekim 2025 01:47
"ROBOTMANYA" "Televizyonu açın ve işte karşınızdalar! Filmlerde oynuyor; Hearthstone video oyununun logosuyla süslenmiş pastalar yapıyor; yağmur yağıp yağmayacağını ya da buzdolabını kapatıp kapatmadığınızı size söylüyor ya da sessizce evinizi temizliyorlar... Robotlar her yerde! Günümüzde robotlar, yalnızca bilim kurgu filmlerinde değil, hayatımızın her alanında karşımıza çıkıyor. Sinemada ve televizyonda gördüğümüz bu yaratıklar artık mutfakta yemek pişiriyor, bilgisayarımızda işlerimizi kolaylaştırıyor ve evimizdeki işleri bizim yerimize hallediyor. Artık onları sadece ekranlarda izlemiyor, onlarla aynı evi paylaşıyoruz! Evet, yanlış duymadınız; robotlar çoktan hayatımızın tam ortasına yerleştiler bile. Düşünsenize; sabah uyandıran akıllı saatiniz, hava durumunu tahmin eden uygulamanız, buzdolabınızın sıcaklığını ayarlayan sensörler, hatta siz evde yokken kolları sıvayıp evi tertemiz yapan süpürge robotunuz... Hepsi birer robotik sistem aslında! Ve biz… bu teknolojik istilaya bayılıyoruz! Yavaş yavaş robotlar, en iyi arkadaşlarımız haline geliyor. Peki, onları gerçekten tanıyor muyuz? Nasıl çalıştıklarını, neler yapabildiklerini, hangi teknolojilerle donatıldığını, hayatımızı nasıl kolaylaştırabileceklerini ve hatta kendi robotumuzu nasıl yapabileceğimizi hiç merak ettiniz mi? Kitap, tam da bu sorulara cevap veriyor. Robotmanya, robotların tarihinden başlayarak günümüzdeki kullanım alanlarına kadar geniş bir perspektif sunuyor. Kitapta, sensörlerden motorlara, programlamadan mekanik sistemlere kadar robotların temel bileşenleri anlaşılır bir şekilde anlatılıyor. Ayrıca robot teknolojisinin geleceği ve olası yenilikler hakkında da bilgiler veriliyor. Kitap, sadece teorik bilgi vermekle kalmıyor; adım adım rehberlerle bize kendi robotlarımızı yapma fırsatı da
Edebiyat
RobotmanyaRaul Lapeira · İnkılâp Kitabevi · 20256 okunma
7/10
·555 syf.··
Beğendi
·
2025 105. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 09 Eylül 2025 16:53
Gore Vidal’in “Gayri Resmi Amerikan Tarihi”ne nihayet başladım. İlk cilt bitti. Okuması düşündüğümden daha zorlayıcı oldu. Gore Vidal çok detaylı bir anlatım yapmış. Evet bir roman fakat aynı zamanda tarih kitabı. O yüzden Amerikan tarihine hakim olmak okuyacaklar için faydalı olur. Mesela Howard Zinn’in “Amerika Birleşik Devletleri Halklarının Tarihi” ve Oliver Stone’un “ABD’nin Gizli Tarihi” faydalı okunabilir. Ve ayrıca üç Amerikan kurucu babasının yazdığı “Federalist Yazılar” da mutlaka okunmalı. O zaman anlatılan olayların perde arkası ve temeli daha iyi anlaşılıyor. İlk kitabın kahramanı Albay Aaron Burr. Dört yıl boyunca Thomas Jefferson'ın başkan yardımcılığını yapan aynı zamanda bağımsızlık savaşının önemli figürlerinden biri. İlk kitap bir nevi onu biyografisi niteliğini taşıyor. Onun gözünden ABD'nin bağımsızlık mücadelesini ve kurucu babalar hakkındaki görüşlerini okuyoruz. Ve tabii ki siyasi kariyerine mal olan o meşhur düellonun hikayesini okuyoruz. 1804 yılında sözlü bir tartışmadan dolayı düello ettiği Alexander Hamilton düello sonucu hayatını kaybediyor. Düello yapmak yasa dışı olmasına rağmen geçmişte aslında birçok kişi Düello yaptığı için Burr hiçbir zaman yargılanmadı ve sonunda ona yönelik tüm suçlamalar düştü.Fakat Hamilton'ı öldürmesi Burr'un siyasi kariyerine son verdi. Mistik bir olay. Bu olay yaşanmasa belki Aaron Burr bir sonraki ABD başkanı olabilirdi. Özellikle Amerikan topraklarını Batı'ya doğru genişletmek gibi planları vardı. Ki o zamanlar henüz Texas ABD'ye katılmamıştı. ABD tarihi neden önemli? Günümüzün en büyük imparatorluğu. Kıtanın keşfi, yerli halkların yok edilişi, kolonyal faaliyetler, dünyanın dört bir yanından gelen insanlar, bağımsızlık mücadelesi, anayasal faaliyetler, ekonomik kalkınma, endüstri devrimi, teknolojik
Roman
DüelloGore Vidal · Literatür Yayıncılık · 200516 okunma
Kültürel Materyalizm Üzerine Bir Deneme
9/10
·352 syf.··
2025 7. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2025 19:11
Marvin Harris’in Yamyamlar ve Krallar adlı çalışması 15 bölümden oluşan bir antropoloji kitabı. Marvin Harris ise Amerikalı bir antropolog. Marksist antropolojinin önemli isimlerinden biri olan Harris, kültürel materyalizmin gelişmesine katkı sağlamış. Ben de kendisini bu kitap vesilesiyle tanıdım. Harris’in ‘‘Kültürlerin Kökenleri’’ alt başlıklı bu kitabında tarih öncesi çağların grup (band) ve köy toplumlarından Sanayi Devrimi ve endüstri çağına uzanan çıkarımlarını okuyoruz. Harris’in üzerinde durduğu belli başlı konuları şu şekilde özetleyebilirim: tarımın ortaya çıkışı, nüfus artışı ve bu artıştan doğan dengesizlikler, çevresel faktörlerin üretim ve tüketim üzerindeki etkisi, yamyamlık ve etin yasaklanması, despotizm ve derebeylik (feodalizm) rejimi, bu rejimin çöküşü, derebeylik sonrası sanayileşme faaliyetleri ve bununla birlikte ilerleyen teknoloji ve günümüzde düşüncesizce kullanılan ve yenilenemeyen fosil enerji kaynakları ve bizi bekleyen son. Böyle bir özet geçme sebebim, aslında ele alınan 15 bölümün belli bir kronolojiyle en ilkel toplumlardan günümüze gelen bir kültür zincirinin halkaları gibi sıralanmış olması. Harris’e göre çevresel faktörler her şeyin temelini oluşturur. İnsan davranışlarının ve düşüncelerinin temelinde çevre çok önemlidir. Topluluğun bulunduğu çevrenin gerekleri neyse kültürü de ona göre şekil alır. Çevre aynı zamanda ekonomiyi de etkiler. Buzul Çağı’nın bitimi sonrasında avcı-toplayıcı toplumların tarıma geçme sebebi de çevreyle alakalıdır. Avlanacak hayvanların azalması insanları tarıma yöneltmiştir. Bitkileri evcilleştirmeyi öğrenen insanlar yerleşik hayata geçmiştir. Harris’e göre tarım çok daha iyi bir model değildir. Beni özellikle şaşırtan da bu konudaki fikirleri olmuştur. Bu dönemin ilkel insanıyla günümüzün modern
Yamyamlar ve KrallarMarvin Harris · İMGE KİTABEVİ YAYINLARI · 199437 okunma
Metruk değirmenin muhabbetli mektupları
8/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2025 5. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 13 Ocak 2025 22:15
“Değirmen iki taştan, muhabbet iki baştan” atasözüne muhalefet edercesine var olan Değirmenimden Mektuplar, metruk bir değirmende inzivaya çekilmiş bir yazarın tek başına ulaştığı, oluşturduğu muhabbetin kitabı. İlkokulda seçme yapılarak kısaltılmış baskısıyla kadimden beri kitaplığımda yer alan bu eseri nihayet özgün çevirisiyle okuyabildim. Parisli anlatıcının sisli puslu ve karanlık büyükşehirden kaçıp sığındığı değirmen, hikâyelerin yazıldığı mekân olarak olumlu bir intiba yaratsa da bilhassa Cornille Usta’nın Gizemi adlı öyküde açıkça görüldüğü üzere endüstri devrimine yenilmiş bir eski zaman mekânıdır. Bir zamanlar un üreten bu yer, yazarın buraya yerleşmesiyle yeniden üretime geçer. Ancak mühim bir farkla: Artık burası öykü üretilen bir yer olmuştur. Bu 24 öykünün önemli bir kısmında hüzün hâkim ise de birçok kereler okuru şefkat, merhamet duyguları ile kıskanılacak bir huzur halesinin içine alıyor. Bu huzur, birçoğu birkaç sayfadan ibaret olan öykülerin ana mekanı Fransa’nın Provence bölgesindeki mükemmelen tasvir edilmiş tabiattan kaynağını alıyor. Çamlar, ardıçlar, bilumum ağaç çeşitleri; karatavuk, leylek ve turna gibi kuş türleri, bin bir kokulu çiçek ve cins cins böcek… Neredeyse kendini hiç tekrar etmeyen ve her biri usta bir ressamın fırçasından çıkmışçasına rengârenk bir resim veya bir müzik üstadının notalarıyla doğmuş bir besteye kıyas edilebilecek bu betimlemeler, sanırsınız yazılırken bir botanik, zooloji ya da entomoloji sözlüğünden hasat edilmiş sözcüklerle dolu. Ancak hiç biri sırıtmıyor, tam aksine zihin dünyasını harekete geçirip o dingin ormanın, yakamozlarla süslenmiş nehir ve denizin görülmüş ve duyulmuş yerler hâline gelmesini sağlıyor. Üstelik şiirselliğinin hakkını verdiğini söylemeye gerek yok. Hatta “Camargue’ta“nın bir kısımının
Edebiyat
Değirmenimden MektuplarAlphonse Daudet · Ötüken Neşriyat · 20233,659 okunma