Esmoş

Ölüm, ağırdan yavaştan, kendi şarkısını mırıldanıyordu. Her sözcüğü tekrarlamak zorunda, kekeme biri gibiydi ölüm; tıpkı şiiri bitirince gene baştan başlayan biri gibi.
Edebiyat
Reklam
duvarlar üstüne üstüne geldiğinde..
Bazan odam öyle daralıyordu ki, bir tabutta yatıyordum sanki.
Edebiyat
Ben çoğu zaman, unutmak, kendimden kaçmak için hatırlıyorum çocukluğumu.
Edebiyat
Niçin benim dertlerimin zerresini hiçbir zaman duymayan ve yüzlerine her dakika ölümün kanatları değmeyen o ahmakların, o ayaktakımının hayatlarını düşüneyim?
Edebiyat
Dağılan, çözülen bir kitleydim ben. Sanki ben hep böyleydim, böyle de kalacağım: acayip, biçimsiz bir karışım...
Edebiyat