Acıların da sesleri var. Zehirli sarmaşıklar gibi, bir sese sıkıca tutunup, apansız karşına çıkmayı bekliyorlar. Bir zaman, bir yerlerde o sesleri duyduğunda, saç diplerine kadar aynı acıyı hissediyorsun ve bu hiç geçmiyor.
Bir martının ölümünde kendini gördün. Kendi ecelinin peşinde aç, susuz, kaçak, kaybolmuş zayıf bir martısın sen; bedeli ödenmemiş günler, kaçamak hayatlar biriktiriyorsun kırık kanatlarla dolu zayıf kalbinde. Denizi yitirdin. Bir sokak çöplüğüne ulaşma telaşıyla, bilmediğin, tanımadığın yabancı yollara vurdun kendini; kanatların ağır, kanatların yorgun, kanatların yara bere içinde.