Zira karşılık verme ve konuşma hususunda asıl manidar olan şey anlamın kılıfı denilen sözlerden de ibaret değildir. istenilen anlamı, hükmü asıl yerine getiren şey sözü söyleyen adamın sesiyle hali, tavrıdır.
Kitabın yazarı Julia Sena Yamanoğlu Polonya'da dünyaya gelmiş. Anne babası ateist olan yazarımız çok genç yaşta, henüz 16’sındayken Müslüman olmaya karar vermiş. Sürekli gökyüzüne bakarak düşünen küçük kız, yine gökyüzüne baktığı bir gece iman etmiş.
Kitapta Müslüman olma sürecinden, yaşadığı zorluklardan ve tanıdığı diğer sonradan Müslüman olan kişilerin çektiği sıkıntılardan bahsediliyor. Avrupa'daki zorlukları ve kötülükleri, bizzat bir Avrupalı olarak dile getirmiş.
Kendi memleketinde binbir zorlukla inancını yaşamaya çalıştığı için, burada her türlü imkan varken çoğu insanın inançsız olmasına ya da inançlı olanların bunu pek önemsememesine oldukça şaşırıp üzülmüş. Bu durum insanı gerçekten düşündürüyor. Avrupa’daki Müslüman insanlar inancını yaşamak için bu kadar çekinirken, bizim bu rahat ortamdaki boşvermişliğimiz açıkçası beni de çok utandırdı.
Özetle kitap MÜSLÜMAN olanları şöyle bir silkeliyor, aklını başına getiriyor. Yazarın düşünceleri insanın içine işliyor.