enesbayram

enesbayram
@enesbayram72
84 okur puanı
Kasım 2017 tarihinde katıldı
Çık sokağa ve insanlara sor! Yere tükürmek sence doğru mu? Allah'ın bir kulu doğrudur diye cevap vermez. 100 kişiye sor, 1.000 kişiye sor. 70 milyon insana sor. Cevap hep aynıdır: Yere tükürmek görgüsüzlüktür. Peki be kardeşim, bu sabah işe giderken yerde gördüğüm balgamı uzaylılar mı attı?
Reklam
Aslında Sinirlilik Yok; Gücü, Gücü Yetene Var
Sanıyorum 1986 yılıydı, anneme inanılmaz bir gürültüyle bağırmaya başladım. Canım anam bir an durdu ve: "Yapma oğlum, ben senin ananım. Bana böyle bağırma!" dedi. Sonra dışarı çıktım, arkadaşlarla buluştuk. Nasıl oldu bilinmez veya bilinir de söylenmez, bir anda bir başka grupla kavga etmeye başladık. Adamlar bizden güçlüydü. Dayak yiyeceğimizi anlayınca şirinlik yapmaya başladık. Adamlar espriden anlamadıkları ve çok ciddi oldukları için bizi yamulttular. Eve geldiğimde mor gözümü gören anam ağlamaya başladı. O gün düşündüm. Gerçekti bu. Anama gücüm yettiği için bağırıyor, dışarıda dayak yiyordum. Bu utanç verici bir şeydi. O günden sonra bir daha da asla gücüm yeten insanları ezmeye kalkmadım.
Büyük ders...
Vaktiyle İstanbul'da kamyon şoförlüğü yapan bir iş adamı anlatmıştı... O zaman gencim, güçlüyüm, taşı sıksam suyu çıkar. Bir gün kamyonumla Reno marka bir arabaya çarptım. Suçluydum. Adamın arabası mahvolmuştu. Para ödememek için Reno'nun içinden çıkan cılız adama bağırmaya başladım. Adam beni sakinleştirmeye çalışıyor, bense avazım çıktığı kadar bağırıyordum. Çok korktu. Lütfen bağırmayın, diyordu. Ben bunu fırsat bilerek iyice abarttım ve adama yüklendim. Kırılan farımın parasını almak için bağırmaya devam ettim. Adam da "Peki, o zaman karakola gidelim" dedi. Karakoldaki bütün polisler arkadaşım olduğu için hemen kabul ettim ve adamı sürüte sürüte karakola götürdüm. Dışarıdaki polislerle selamlaştığımı gören adam iyice korktu. Komiserin odasına girdiğimizde, komiser ayağa kalktı. Kendi kendime "Ne çok tanıdığım var!" diye gururlandım. Komiserin, "Buyurun Sayın Savcım" demesiyle. benim "Eyvah!" demem eş zamanlıydı. Rezil olduğuma mı yanayım, sabaha kadar yiyeceğim dayağa mı? Komiser, savcıya "Ne içersiniz efendim?" deyince savcı: "Ben bir çay alayım, arkadaşıma da soğuk bir su verin!" dedi. Bayılmak üzereydim. Oturmamı söyledi, oturdum. Bu arada çay ve su geldi. O çayını içti, ben de suyu içmeye çalıştım. Bir an önce dayak faslına geçilse de bitse bu iş diyordum. Savcı Bey çayını içtikten sonra "Gidebilirsiniz Ali Bey!" dedi. Keşke dövseydi beni. Keşke nezarete falan atsaydı. Eminim çok daha az üzülürdüm. İçtiğim su halen boğazımda! Ama o gün öğrendiklerim beni tam kırk yıldır yönetiyor.
Sayfa 169·Kitabı okudu
Odaklanın
İnsanların hafızalarıyla ilgili asıl sorunları, öğrendiklerini kısa sürede unutmaları değil, bilgiyi dikkatli bir şekilde kaydetmemiş olmalarıdır. Genellikle odaklanarak gözlem yapma alışkanlığının önemini göz ardı ederiz. Bir olayı dikkatle gözlemlemezsek, hafızamız onu ileride hatırlayabileceğimiz şekilde kayda almayacaktır. Eğer hafıza performansınızı arttırmak istiyorsanız gözlerinizi açın ve ayrıntılara dikkat edin; odaklanın.
Sayfa 52
Katılıyorum
Eğitimin gerçek amaçları, "diğer insanlarla birlikte olmayı öğrenmek, kişisel disiplin edinmek, iş hayatına hazırlanmak ve sonunda başarı ve mutlulukla ödüllendirilmektir" ( Gardner, 1999:161). Okullarda verilen bütün derslerin nihai amacı budur. Ancak, bu amaçlar gözardı edilmekte, öğrenciler okuma, hesap yapma, disiplin ve benzeri konularla boğulmaktadır.
Sayfa 24
Reklam