``Şimdi diyorum. Şimdi; bir deniz, denizde vapur, gökyüzünde martı, semaverde çay olmalı. Birde çaya yaren...´´
Cemal Süreya'yı bu sözüyle tanımıştım ve en sevdiğim şairdir kendisi. Uzun süredir kitaplarını çok okumak istiyordum ama bir türlü fırsat yaratmıyordum kendime diyeyim.
Özellikle hayatına kadar bir çok şeyi araştırmıştım. Büyük bir Fenerbahçe taraftarı olduğunu gözden kaçırmadım ve kız çocuğu hayranı olduğunu :)
Kitapla ilgili sözlerime gelecek olursak; akışı olsun, içine sürükleyiciliği olsun gayet güzeldi. Cemal Süreya' nın şiirlerini okurken onun gözünden bakmalısınız dünyaya ya da düşüncelerinden. Yoksa sadece okuyup geçersiniz anlaması güç olur. Ben okurken adeta yaşadım şiirlerini, sözlerini, mektuplarını.
Şairimiz Cemal Süreya şiirlerinde bir çok unsurlar kullanmıştır. Sigara ve alkol. Sigarayı ne kadar çok sevdiğini biliyorum, şiirlerine bunu fazlasıyla yansıtmış. Sözünde de dediği gibi: ``Bilirsin, sigarayı da kalem tuttuğum gibi tutarım. Ondan tüter sevda sözleri.´´
Diğer bir unsura gelecek olursak bunlar hayvanlar. At kelimesini özellikle çok duydum şiirlerinde. Benim direk aklımda şu 3 mitoloji canlandı ``At, avrat, silah´´ Nedenine gelecek olursak, şairimizin sevdiği kadınlara yazmış olduğu şiirler. Silah olarak çok kullandığı bir bölüm yok ama bir şiirinde yani ``İntihar´´ şiirinde bu unsuru kullanmış. Söz konusu hayvanlardan açıldı haydi gelelim kuş, güvercinle olan
bağlarına. ``Hayat kısa, kuşlar uçuyor´´ sözünden de anlaşıldığı üzere ömrünü uçan kuşlara benzetmiş.
``Güvercin curnatasında yan yana akan iki güverciniz.´´ sevdiğini güvercin olarak benimsetmiş. Ömrünü uçan kuşlara benzetmiş derken; diğer bir unsur ise ölüm. Şairimiz ölüm konusunu yine bir o kadar çok işlemiş şiirlerinde. ``Özgürlüğün geldiği gün, o gün ölmek yasak!´´ demiş; ama