Tabiatta her şey, Allah'ın kanununa tâbidir, "müslüman"dır (yani, "Allah'a teslim" olmuştur). Bir taş düşerken, bir ağaç boy atarken, bir hayvan içgüdüleriyle hareket ederken, Allah'ın kanununa "tâbidir". Sadece insan itaatsizlik etmenin o müthiş ayrıcalığına sahiptir.
Ve tüm bunlar gerçekleşirken dimdik ayakta kalan sadece İslam oldu. Süreç içerisinde yıpranması veya zayıflaması söz konusu olmadığı gibi, hatta daha da yalın ve dinamik hâle geldi. Ayakta durmakla kalmadı, insanlığa ebedi saadet rehberliğinin gereğine uygun mesajları daha diri bir şekilde vermeye başladı. Modernite selinde insanlık için gerçek tek sığınağın sadece kendisi olduğunu her geçen günle birlikte biraz daha güçlü şekilde ortaya koydu. Modernite kralının çıplaklığın her fırsatta gözler önüne serdi ve sermeye devam ediyor. Modernite seli bir türlü İslam'ı silip süpüremedi. Her yeni günle birlikte, aldatıcı deccallığının İslam tarafından biraz daha açığa çıkarıldığını fark ediyor. Batı işte bunu kabul edemiyor, fakat rakibinden kurtulma yolunda bir şey de yapamıyor. Sorgulanamaz bir irade ve güce erişmesinin önündeki engelin, gerçekleştirdiklerinin içyüzünü açığa vurup hakikati insanlıga sunma potansiyeline sahip tek referansın, büyüsü bozulan
dünyanın tekrar büyüsünü inşa edebilecek gücün İslam olduğunu biliyor. Çünkü İslam'ı çoğu Müslüman' dan daha doğru ve ayrıntılı biliyor. Üstelik Müslümanların tüm edilgenliklerine, dağınıklıklarına, düşünce karmaşalarına rağmen, İslam' ın her geçen gün insanlığın daha fazla umudu hâline geldiğini korku dolu gözlerle seyretmek zorunda kalıyor.
Uluslararası sermaye, üretimi dünya ölçeğinde tasarlayarak, tüm ekonomik kaynakları kontrolü altına alarak, her koşulda belirleyici olmak, koyduğu kurallara uymayanları cezalandırmak, dışlamak stratejisi izliyor. Batı, küreselleşme adı altında hegemonyasını tüm dünyaya zor ve ikna araçlarıyla dayattı, dayatıyor. Geleneksel kültürler, dinler ya yok oldular ya da asimilasyona uğradılar. Modern kültür karşısında asimile olan geleneksel kültürler ve dinler kendisi olmaktan uzaklaştığı gibi ötekide olamadı ve melezleşip, yozlaştılar. Artık ismen varlar ama cisimleri ve işlevleriyle tarihin sayfalarındaki yerlerini çoktan almış durumdalar. Tarihin derinliklerinden çıkıp tekrar hayatın içinde yerlerini alırlar mı bilinmez; fakat imkânsız denecek kadar zor olduğu da kesin.