Ümmetin en hayırlı asırlarında -ki bunlar, İslam' ın ilk üç asrıdır- öncelik ve makam dinde derin anlayış sahibi olanların (fakihlerin) idi. Gerileme ve çöküş dönemlerinde ise öncelik hâfızlara (ezbercilere) verildi.
O halde Muhammed ümmetinden olup da
Allah'a davet eden herkesin davetinin ilim ve basirete dayalı olması gerekir. Bunun anlamı: Davetçinin davetinin bilincinde olması ve neye davet ettiğini bilip ciddiye almasıdır. Böylece kimi, neye, nasıl davet ettiğini bilir. Bundan dolayı "rabbâni" yi tanımlarken, "bilen, bildiğini uygulayan ve öğreten kişi" demişlerdir.