"Biliyor musun, tuhaf bir canlılıkla doluyum; sanki bütün güçler benimmişçesine tüm zamanların benim aracılığımla yankılandığını hissediyorum. Hakikati biliyorum, ilahi doğruyu kötülükten, doğruyu yanlıştan ayırt ediyorum.Uzağı net biçimde görüyorum. Neredeyse Tanrı'ya da inanabilirdim. Ama..." Sesi değişti ve yüzündeki ışık kayboldu, "kendimi içinde bulduğum bu durum nedir? Bu yaşama sevinci? Yaşama bu övgü? Adına pekâlâ esin diyebileceğim bu duygu? Bu, insanın hiçbir hazım sorunu yaşamadığı, karnının tok sırtının pek olduğu ve her şeyin yolunda gittiği zamanlarda hissettiği türden bir şey. Bu, yaşamanın rüşveti, kanın şampanyası, mayanın taşması ki kimini kutsal düşüncelere daldırır ve kimilerine de göremedikleri halde Tanrı'yı gördürür ya da yarattırır.