BGEGŞ
10/10
·424 syf.··
2026 99. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 22:33
!Spoiler! O kadar iyi bir kitaptı ki... Bilen ve okuyan az sanırım, değer görmeyi hak ediyor. Holly ve Alex'in onlu yaşkardaki "arkadaşlıkları" o kadar hoşuma gitti ki, asla kendikerine ve birbirlerine itiraf edemedikleri şeyler... Ancak Holly'nin küçük kasabadan 'kaçması' ile arkadaşlıkları kopar. Haliyle zaman geçer ve büyürler. Alex öğretmen olarak Holly'nin özel asistan olarak çalıştığı Londra'ya gelir. Arkadaşlıkları devam eder ancak ikisi de çok değişmiştir. Alex'in ve Holly'nin birbirlerine küçükken itiraf edemedikleri duygular hâlâ bir yerlerde saklı duruyormuş, aradaki engeller ise saymakla bitmez (Holly'nin sevgilisi pislik Richard ve Alex'in gıcık sevgilisi Melissa). Kitabın sonunda ise tüm engellere rağmen MUTLU SON ancak biraz hayal kırıklığı niye daha uzun değil mesela? Sonrasında ne oldu mesela? (ben kitabı cinnet geçirerek okudum o kadar sinir oldum ki karakterlere özellikle Holly'nin alttan alıcı ve affedici tavrı ve Alex'in zeka seviyesi bir insan bu kadar mı kör olur ya, yemin edebilirim ama kanıtlayamam bu kitabı okuyan herkes en az bir yerde noluyolan demiştir ki ben BAZI sayfalarda kitabı bırakıp yüzümü yıkama ihtiyacı hissettim.) İyi okumalar ve bol sabır diliyorum...
Başıma Gelmeyen En Güzel ŞeyLaura Tait · Form Bilişim Yayınları · 20162 okunma
Kendimi Victoria'nın içindeki dördüncü yolcu gibi hissettim.
10/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
Jules Verne'in Balonla Beş Hafta adlı romanı ilk bakışta Afrika üzerinde yapılan heyecanlı bir keşif yolculuğunu anlatan bir macera kitabı gibi görünür. Ancak roman ilerledikçe bunun yalnızca bir macera hikâyesi olmadığı anlaşılır. Eser aynı zamanda 19. yüzyıl insanının bilime, keşfe, doğaya ve dünyanın bilinmeyen bölgelerine bakışını yansıtan önemli bir dönem belgesidir. Romanın merkezinde Doktor Samuel Fergusson'un Afrika'yı balonla geçme fikri bulunur. Dönemin pek çok insanı bu fikri çılgınlık olarak görürken Fergusson, bilime ve insan aklına duyduğu güvenle yola çıkar. Yanında sadık dostu Dick Kennedy ve yardımcısı Joe vardır. Yolculuk boyunca fırtınalar, kuraklık, açlık, susuzluk ve çeşitli tehlikelerle karşılaşırlar. Ancak romanın asıl gücü yaşanan olaylardan çok, bu olayların karakterler üzerindeki etkilerinde gizlidir. Kitabın yazılış amacı yalnızca okuru eğlendirmek değildir. Jules Verne, okuyucusuna coğrafya, tarih ve keşifler hakkında bilgi vermek istemiştir. Roman boyunca Afrika'yı araştıran gerçek kaşiflerin isimleri, keşfettikleri bölgeler ve dönemin coğrafi bilgileri sık sık anlatılır. Bu yönüyle eser, kurgu ile bilginin birleştiği bir yapı oluşturur. Okur, hikâyeyi takip ederken aynı zamanda dünyayı tanımaya başlar. Romanın temel fikirlerinden biri bilimin insanı bilinmeyene ulaştırabilecek güçlü bir araç olduğudur. Ancak hikâye ilerledikçe bilimsel bilginin her sorunu çözemeyeceği de görülür. Başlangıçta neredeyse kusursuz görünen Doktor Fergusson zaman zaman çaresiz kalır, kararsızlık yaşar ve hata yapar. Böylece okuyucu bilim insanının da her şeyden önce bir insan olduğunu fark eder. Bilim güçlüdür fakat doğa karşısında mutlak değildir. Romanın dikkat çeken bir başka yönü doğaya bakış biçimidir. Yolculuk boyunca hayvanların sık sık avlanması ve
1000Kitap
Balonla Beş HaftaJules Verne · İş Bankası Kültür Yayınları · 20217,3bin okunma
Reklam
Puan vermedi·164 syf.··
2026 8. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Şubat 2026 00:00
Sabahattin Ali Değirmen 16 tane öyküden oluşuyor. Sabahattin Ali’nin Değirmen’i, insan ruhunun kırılganlığını ve toplumun görünmez duvarlarını en sade ama en sarsıcı haliyle anlatıyor. Aşkın, engeller karşısında nasıl hem yüce hem de trajik bir hâl aldığını görüyoruz. Fiziksel eksikliklerin değil, asıl kalpteki cesaretin insanı tamamladığını hatırlatıyor bize. Sabahattin Ali’nin o duru diliyle, kısa ama derin bir yolculuk… Bir değirmen gibi; döndükçe içimizde bir şeyleri öğüten, sessiz ama iz bırakan bir hikâye. “Bazı aşklar tamamlanmak için değil, hatırlanmak
DeğirmenSabahattin Ali · İş Bankası Kültür Yayınları · 202055,8bin okunma
Puan vermedi·440 syf.··
2026 110. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 13:18
Gelgit - Yeniden Uyanış ~ Su Akar . İlk andan itibaren tasarımı ve konusuyla kalbimi çalan Gelgit, şimdi de karakterleri ve olay örgüsüyle kalbimi çaldı! Yeni bir yazar, yeni bir kalem ve bebek gibi karakterler vardı arkadaşlar! Aşık oldum Normalde “bebek gibi seven erkek karakter” derim ya, şimdi kendisi bebek gibi erkek karakterimiz vardı Sırma, babasının ihanetiyle kendini zoraki bir evliliğin içinde bulmuştu. Hem de kocaman görüntüsünün ardında hâlâ 6 yaşında kalmış, kendisini 6 yaşında sanan bir adamla. Aras’ın babası ile kendi babasının aldığı bu karar tam anlamıyla fiyaskoydu ve Sırma kaçmak için elinden geleni yapacaktı. Ta ki Aras ile karşılaşıp onun gözleriyle buluşana kadar… Aras’ın masumiyeti, kayıp tarafı ve dünyaya gözlerini yeni açan hâli kalbime çok ama çok dokundu Bir şeylere korkarak yaklaşan, geçmişin hayaletiyle mücadele eden ve korkulu bakışlarla etrafa bakan Aras, Sırma ile birlikte adım adım gerçek hayata dâhil olmaya başlıyor. Peki Sırma ve Aras ne olacaktı? Kurtarıcı, kurban, eş, bakıcı ya da sayamayacağım kadar çok sıfattan biri mi? Bu ikiliye aşık oldum! Sırma’nın tüm bu yaşananların ortasındaki kararsızlıkları, bazen sinirlenip bazen de Aras’ın masum bakışlarına karşı koyamaması öyle doğal, öyle insaniydi ki. Bazen kararları beni çıldırtsa da onu çok iyi anladım. Aynı şekilde arkadaşları ve ablasının tavrı da fazlasıyla gerçekçiydi. Tabii Cenk ve Aras arkadaşlığına kalbimi bıraktığımı itiraf etmem gerekiyor. Diğer tarafta Aras Gameboy’unu yanından ayırmadan Sırma ile birlikte hayata gözlerini açması, yaşadıkları ve finale yaklaştıkça dağılıp sonrasında toparlanmasını okumak çok etkileyiciydi. Yaralı erkek karakter temasını çok seviyorum ama Aras bambaşka bir mevzuydu dostlar Hissettiği duyguları bir yetişkinden daha net ifade eden, bebek
GelgitSu Akar · Juno Kitap · 202624 okunma
10/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
Bazen bir hikaye sadece bir adamın yaşadıklarını anlatmaz.İnsan hayatında verdiği tek bir kararın yıllar sonra ne kadar büyük sonuçlar doğurabileceğini anlatır. Karanlık Madde – Blake Crouch Jason Dessen yıllardır sakin bir hayat yaşayan bir fizik profesörü. Sevdiği bir eşi, bir oğlu ve alıştığı bir düzeni var. Ancak bir akşam eve dönerken yaşadığı beklenmedik bir olaydan sonra kendisini açıklayamadığı bir durumun içinde buluyor. Uyandığında tanıdığı şehir aynı şehir olsa da hayatı artık bildiği hayat değil. Etrafındaki insanlar onu tanıyor ama Jason kendisini ait hissetmiyor. Üstelik zaman geçtikçe karşı karşıya kaldığı olaylar yaşadığı dünyanın sandığından çok daha karmaşık olduğunu gösteriyor. Jason bir yandan başına gelenleri anlamaya çalışırken diğer yandan kaybettiği şeyleri geri kazanmanın yollarını arıyor. Fakat attığı her adım onu yeni bilinmezliklerle karşı karşıya bırakıyor. Kime güveneceğini,neye inanacağını ve hangi yolu seçmesi gerektiğini kestirmek gittikçe zorlaşıyor. Kitap boyunca merak duygusu hiç kaybolmuyor. Her bölümde olaylar biraz daha büyüyor ve Jason'ın karşısına çıkan engeller giderek daha tehlikeli bir hale geliyor. Bu yüzden kitap kendini sürekli okutmayı başarıyor. Hazırsanız... Bir gecede bütün düzeni altüst olan bir adamın kaybettiklerini geri alabilmek için verdiği mücadeleye yaklaşabiliriz... Çünkü bazen insanın hayatını değiştiren şey verdiği kararlar değildir...O kararların ardından karşısına çıkan sonuçlardır.
Karanlık MaddeBlake Crouch · ‎ İthaki Yayınları · 2026411 okunma
son nefese kadar
10/10
·472 syf.··
2026 13. kitabı
️Bir Kitabın İçine Sığan O İnce Düşünce️ ​Okumak, sadece kapağı açıp satırlarda ilerlemek değildir; bazen bir yazarın zihnindeki dünyayı, onun kaleminden çıkan mürekkebin iziyle sahiplenmektir. İlknur Yaylımateş’in Son Nefese Kadar adlı eseri, kapağını araladığım ilk andan itibaren beni kendi dünyasının içine davet eden bir kapı oldu. ​Kitabın ilk sayfasına düştüğü o zarif not, benim için bu eseri bambaşka bir yere koydu: "En güzel hikâyeler sizin için yazılsın..." Bir yazarın okuruna verebileceği en samimi, en nazik temenni bu olsa gerek. Bu not, sadece bir imza değil, kitabın tüm sayfalarına yayılan o naif dokunuşun bir özeti gibi benim için. ​Son Nefese Kadar, isminden de anlaşılacağı üzere, aşkın ve acının arasında ince bir çizgide gezinen bir eser. Cesur ve Mısra’nın hikâyesi, sadece bir kurgu değil; hayata karşı dik duruşun, vazgeçişlerin ve aslında hiçbir zaman tam anlamıyla vazgeçemeyişlerin portresi gibi bir noktada. Yazarın kaleminden etkilenmemek mümkün değil; kelimeleri öyle bir ustalıkla bir araya getirmiş ki bir sonraki sayfada ne olacağını merak ederken, bir yandan da satırların arasındaki o edebi derinliğin tadını çıkarıyorsunuz. Ben okudukça zarafetine ayrı, kaleminin güzelliğine ayrı hayran kaldım. ​İlknur Yaylımateş, bu romanında sadece karakterlerin yaşadığı olayları anlatmıyor; okurun ruhunda iz bırakacak bir atmosfer inşa ediyor. Eğer siz de elinize aldığınızda bir yazarın nezaketiyle sarmalanmak ve kalbinizin ritmini değiştirecek o hikâyeyi bulmak isterseniz, bu kitap başucunuzun yeni misafiri olmaya aday. Ben ruhuma iyi gelen bu kıymetli aşk hikâyesini okuduğum için çok mutluyum ama en çok kalbimi feth eden yazarımızın kalemiyle tanışma fırsatına eriştiğim için mutluyum.Muhakkak okuyun derim...
Son Nefese Kadarİlknur Yaylımateş · Parana Yayınları · 202644 okunma
Reklam
Reklam