İslam orduları Hazreti Muhammed'in 632'de ölümünden hemen
sonra, 633 yılından itibaren İranlıların egemenliği altındaki
bölgelere yayılmaya ve seferler düzenlemeye başladı. Kürtler de
Perslerle (Farslar) birlikte İran topraklarında yaşıyorlardı. İslam
orduları ile İranlılar arasındaki en önemli savaş 637' de Hz. Ömer
zamanında Dicle Nehri yakınında Kadisiye' de yapıldı. Bu savaşta
yenilen İran Sasani hükümdarı HL Yezdegerd, Medya içlerine
kaçtı. 642 yılında yapılan Nehavend Savaşı'nda İslam orduları
karşısında tekrar yenilgiye uğrayan III. Yezdegerd daha doğuya
kaçmak zorunda kaldı. İslam ord ulan bu savaş sonrası N ehavend
ve Medlerin eski başkentleri Hemedan'ı (Ekbatana şehri), 643 yılında
ise Şehrezor (bugünkü Süleymaniye şehri çevresi) bölgesini
ele geçirdi. 45
Türkiye'nin Doğu ve Güneydoğu Bölgeleri ise 639 tarihinde
aralarında ünlü kumandan Halid bin Velid'in de bulunduğu İyaz
bin Ganem komutasındaki İslam orduları tarafından fethedildi.
Amid' deki Mar-Toma Kilisesi camiye çevrildi. Diyarbakır' daki
bu cami (Ulu Cami) 639 tarihinden beri cami olarak kullanılmaktadır.
Tüm bölgenin en eski camiidir.
Ekrem Cemilpaşa gibi İslam karşıtı bazı tarihçilerin hiçbir
ciddi belge ve kaynak göstermeden ısrarla çarpıtmaya çalıştıkları
bir konu da, Kürtlerin nasıl Müslüman olduğu konusudur.
Bu gibi kişilerin iddialarına göre İslam orduları bölgeye gelmiş,
yakıp yıkmış, büyük katliamlar yaparak Kürdistan'ı işgal etmiş,
Kürtlerin devletlerini ortadan kaldırmış ve onları zorla Müslümanlaştırrnıştır:
İslam orduları Hazreti Muhammed'in 632'de ölümünden hemen
sonra, 633 yılından itibaren İranlıların egemenliği altındaki
bölgelere yayılmaya ve seferler düzenlemeye başladı. Kürtler de
Perslerle (Farslar) birlikte İran topraklarında yaşıyorlardı. İslam
orduları ile İranlılar arasındaki en önemli savaş 637' de Hz. Ömer
zamanında Dicle Nehri yakınında Kadisiye' de yapıldı. Bu savaşta
yenilen İran Sasani hükümdarı HL Yezdegerd, Medya içlerine
kaçtı. 642 yılında yapılan Nehavend Savaşı'nda İslam orduları
karşısında tekrar yenilgiye uğrayan III. Yezdegerd daha doğuya
kaçmak zorunda kaldı. İslam ord ulan bu savaş sonrası N ehavend
ve Medlerin eski başkentleri Hemedan'ı (Ekbatana şehri), 643 yılında
ise Şehrezor (bugünkü Süleymaniye şehri çevresi) bölgesini
ele geçirdi. 45
Türkiye'nin Doğu ve Güneydoğu Bölgeleri ise 639 tarihinde
aralarında ünlü kumandan Halid bin Velid'in de bulunduğu İyaz
bin Ganem komutasındaki İslam orduları tarafından fethedildi.
Amid' deki Mar-Toma Kilisesi camiye çevrildi. Diyarbakır' daki
bu cami (Ulu Cami) 639 tarihinden beri cami olarak kullanılmaktadır.
Tüm bölgenin en eski camiidir.
Ekrem Cemilpaşa gibi İslam karşıtı bazı tarihçilerin hiçbir
ciddi belge ve kaynak göstermeden ısrarla çarpıtmaya çalıştıkları
bir konu da, Kürtlerin nasıl Müslüman olduğu konusudur.
Bu gibi kişilerin iddialarına göre İslam orduları bölgeye gelmiş,
yakıp yıkmış, büyük katliamlar yaparak Kürdistan'ı işgal etmiş,
Kürtlerin devletlerini ortadan kaldırmış ve onları zorla Müslümanlaştırrnıştır:
4. Murad, Bağdat seferine gitmek üzere bölgeden geçerken
Diyarbekir'in ünlü şeyhi Aziz Mahmut Urmevi'nin misafiri olmuş,
müritlerinin sayısı ile şeyhe bağlılıklarından endişeye kapılarak
Bağdat seferi dönüşünde şeyhi öldürtmüştür.
Demokrat Parti iktidarı ile köyden şehre göçün patlaması, bu
sınıfsal iktidar mücadelesini bir kez daha ters yüz etmiştir. Şehirli
eşraf Kürt aileleri içinde son iki yüzyılın en etkili ve iz bırakan ailesi
Diyarbekirli Cemilpaşa ailesidir. Aileye ismini veren ve kökleri
Botan bölgesinde Silopi'ye dayanan Cemil Paşa (1837-1902)
babasının tek erkek evladıdır. Erkek kardeşi ya da amcası ve ilk
gençlik yıllarında sayısal anlamda bir aile gücü yoktur. Kendi çabaları
ile okur ve Diyarbekir Valisi Karslı Hatunoğlu Kurt İsmail
Paşa'nın maiyetinde yükselerek Paşa olur. Maden, Siirt ve Yemen
Merkez Sancağı ve daha sonra Yemen Hudeyde mutasarrıflıklarında
bulunur. Emekli olduğunda Diyarbekir-Batman-Siirt çevresindeki
köylerinin sayısı kırk civarındadır. Nikahlı 4 eşi ve 5
cariyesinden 11 oğlu ve 3 kızı vardır.
Cemil Paşa'nın en büyük özelliği 11 oğlu ve 3 kızının tamamını
o günün şartlarına rağmen okutması, küçük oğulları ile
yaşları onlara yakın torunlarını önce İstanbul' a, sonra da yüksek
öğrenim için Avrupa'nın değişik şehirlerine göndermiş olmasıdır.
Ekonomik zenginlik ve eğitim-öğrenim üstünlüğü yanında çevredeki
tüm aşiret ağaları ve beylerle iyi ilişkiler ve kız alıp verme
yoluyla akrabalıklar kurarak gerektiğinde güçlerini kendi gücüne
katabilmiştir.
Cemil Paşa ailesi zaman içinde etkinliğini arttırarak Mir (Bey)
aileleri olan Bedirhaniler , Babanlar ve Nakşibendi şeyhlerinin en
etkilisi olan Şemdinanlı Nehriler (Seyyid Abdülkadir' in ailesi) ile
aristokratlıkta boy ölçüşecek seviyeye gelmiştir.