İnsan ve kul olmanın en güzel özelliğidir inanmak. İnsan inanmaya ihtiyaç duyar. Herkes kendince inançlar sahibidir. Kimi; Müslüman, Hıristiyan veya Musevi’dir. Tanrı’nın varlık ve
34
birliğine inanırken kimi de; Budist, Maniheist, Totemist… İnanmak; aslında insanın nefsanî duygularını zincire vurmasını sağlayan en güzel özelliktir.
Mukaddes ve son din olan İslam’da da inanç ve ibadet büyük önem taşımaktadır. İbadetin en büyüğü de kulluğunun farkında olup Allah’tan (c.c.) istemektir, yani dua etmektir.
Osmanlı insanının paylaşımcı ruhunun en güzel özelliğidir askıda ekmek. Bir kişi fırına gittiğinde ihtiyacından bir fazla ekmek alır ve aldığı o ekmeği de askıya takarmış. Ekmek parası olmayan ve ihtiyacı olanlarda gelir o askıdaki ekmeği alır, hiç para vermeden gidermiş. Oysa biz günümüzde ekmeği askıda tutacağımıza fazla fazla alıp çöpe atıyoruz… Hem İslam’ın emirleri dışında bir davranış yani bencillik, hem de haram olan israf. Böyle mi koruyoruz dedelerimizin adetlerini? Üzgünüm ki bu sorunun da cevabını yine bizler biliyoruz ki: “KORUYAMIYORUZ”
Kitap, dene türünde yazılmış ve dinden hukuka, siyasetten toplumsal yaşama bir çok konuya dini bir bakış açısıyla bakılmış, kişisel gelişim tadında yazılmış nadide bir eserdir.
Sevgili dostlar, bu kitap Abdülkadir-i Geylani hazretlerinin hayatı ile yaşadığı dönemin tarihi ve kültürel özelliklerini konu alan tarihi ve tasavvufi bir romandır. Okurken hem tarihte yolculuk yapacak hem de manevi doyuma ulaşacaksınız.