Engin Dinç

Engin Dinç

Yazar
9.4/10
12 Kişi
·
17
Okunma
·
3
Beğeni
·
988
Gösterim
Adı:
Engin Dinç
Unvan:
Yazar
Doğum:
İstanbul, Bakırköy, 23 Nisan
1988 İstanbul doğumlu. Adalet Bakanlığı'nda göreve başladı (2011). Anadolu Üniversitesi Kamu Yönetimi Bölümünü Bitirdi (2016). Anadolu Üniversitesi Hukuk/Adalet Bölümü öğrencisi (2016). Araştırmaları ve denemeleri çeşitli dergilerde yayınlandı. İlk kitabını 2015 yılında çıkarttı. İngilizce ve Göktürkçe bilmektedir. Ankara'da ikamet etmekte ve Adalet Bakanlığı'nda kamu hizmetine devam etmektedir.
Bugün İsrail Devleti'nin bayrağında bulunan altı köşeli yıldızın adı Davut Yıldızı ya da İbranice adıyla Davut'un Kalkanı'dır.
Eğer kişiliği ve vicdanı sağlam bir insan olursanız şeytanla aranıza duvar örmüş olursunuz.
Gönül kafeste bir kuştur , kutuda ki incidir ,kasada ki maldır.  Değerli olan kuş inci ve maldır ;  kafes kutu ve kasa değil .<br>
Engin Dinç / Aşk-ı Sani
Engin Dinç
Uyanış Yayınevi
O'dur
Döküldü Sitareler, söndü âfitâb,
Geldi sehab-ı matir, karardı mahitâb.
Âmâ gözüm görmez Şems-i rûhun gönülde,
Ey be Hiç! Seyreyle Mevla’yı gönül gözüyle.

Dalmış seyre gönül beden-i fani,
Avare sorar der ki âfitâb kani,
Bekrî devr eder bâde ehl-i işretini,
Sual eder ki bir bâde şarab hani.

Ey meczup bilmez misin sırr-ı alem O’dur,
Balığa derya, Mecnun’a yaren O’dur,
Sual olmaz hükm-ü kudretinden,
Aşıklara meşk, alemlere mutlak hakim O’dur.
Engin Dinç
Sayfa 8 - Uyanış Yayınevi
Dil söyledi sevdiğini , kalp sevdi,göz yaşardı, bir sevgili kaldı gözün perdesinde ondan başkası karardı ..
Engin Dinç
Sayfa 53 - UyanışYayınevi
Toplumumuz atasözleri ve deyimlerle ünlenmiş, geçmişin tüm değerlerini bu sözlerle günümüze taşımış bir toplumdur. Bilindiği üzere bir kişi ev, yer, mal sahibi olmak istediğinde ve alıp almamakla ilgili kararsızlık yaşadığında ona “Dünya da mekân ahrette iman” sözünü söyleyerek onun mal sahibi olması konusunda iknacı oluruz. Oysaki kullandığımız bu atasözü zamanla değiştirilmiş, İslam dininin “gözü paraya pula, mala ve dünya nimetlerine çevirmekten kaçınma” özelliğini kaybettirmek için bir takım mihraklar tarafından bu şekilde kullanılması sağlanmış, toplumumuz bu şekilde alıştırılmıştır. Bu atasözünün aslı “Dünyada iman, ahrette mekân”dır. Çünkü dünya da iman sahibi olmayan kimsenin ahrette mekânı olmaz.

Toplumumuzda bunun gibi birçok örnek varken bizlerin yapması gereken dedelerimizden öğrendiğimiz bu yanlışları çocuklarımıza da bu şekilde nakletmemektir. Doğru kullanımları; atalarımızın bizlere vermek istediği öğüt gibi kullanmalı, İslam dini ve kültürünü bir takım kişilerin yıkıcı emellerine alet etmeden yaşatmalıyız.
Engin Dinç
Sayfa 71 - Uyanış Yayınevi
“AŞK zorlu ve uzun bir yoldur; yeri geldiğinde düşeceksin
ama bu zorlu yolda düştüğünde elinden tutacak bir yâr olmalı
yanında... Yoksa koşacak gücün olsa ne fayda?”
Engin Dinç
Sayfa 25 - Kuzgun Kitap
Bir görüş kabinindeyim
Avuçlarının tutsağı olduğum,
Gözlerinin gardiyan olduğu;
Bir Görüş Kabinindeyim.
Buz gibi dört duvar arasında,
Ellerinin sıcaklığıyla ısındığım;
Bir Görüş Kabinindeyim...
Yalnızlığı, Hasretinle giderdiğim;
Bir Görüş Kabininde...
Seni sensiz yaşamaya alıştığım,
Gözlerine baktıkça denizi,
Yüzüne baktıkça güneşi gördüğüm;
Özgürlüğü seninle olmak saydığım
Bir Görüş Kabinindeyim...
Engin Dinç
Sayfa 25 - Kuzgun Kitap
Osmanlı insanının paylaşımcı ruhunun en güzel özelliğidir askıda ekmek. Bir kişi fırına gittiğinde ihtiyacından bir fazla ekmek alır ve aldığı o ekmeği de askıya takarmış. Ekmek parası olmayan ve ihtiyacı olanlarda gelir o askıdaki ekmeği alır, hiç para vermeden gidermiş. Oysa biz günümüzde ekmeği askıda tutacağımıza fazla fazla alıp çöpe atıyoruz… Hem İslam’ın emirleri dışında bir davranış yani bencillik, hem de haram olan israf. Böyle mi koruyoruz dedelerimizin adetlerini? Üzgünüm ki bu sorunun da cevabını yine bizler biliyoruz ki: “KORUYAMIYORUZ”
Engin Dinç
Sayfa 42 - Uyanış Yayınevi
Engin Dinç'in bu kitabı Abdülkadir-i Geylânî hazretlerini anlatan araştırma türünde bir kitap.. Abdülkadir-i Geylânî hazretlerini merak eden arkadaşların temel olarak edinebileceği güzel bir çalışma
Kitap Kuran ayetleri ile süslenmiş ve özellikle İslam anlayışının nasıl manevi huzur ile aşka dönüşmesini sade ve yalın bir dil ile anlatıyor...

Peygamberler hakkında bilgiler içeriyor. Madde dünyasından çıkıp mana dünyasının kapılarına geçebilmenin sadece ibadetler ile değil derin tevekkül ve ilim tahsili ile yapılabileceğini,İslam alimlerinin hayatlarından örnekler vererek faydalı bilgiler ile yazılmış....

Güzel ahlakın,dua ve tövbenin insan hayatındaki yeri ve huzuru tekrar hatırlatılmış...

Bir ilk kitap olmasına rağmen, bilgilendirici bir eser olmuş...
Aşk-ı Sani,142 sayfalık Abdülkadir-i Geylani hazretlerinin hayatını ve yaşadığı dönemi anlatan tasavvufi ve tarihi bir biyografi tarzı yazılmış kitap. Tasavvuf, çok benim tarzım olan bir tür değil; belki bu nedenle belki de tarihi olduğu için okuma kısmını biraz ağırdan aldığımı söyleyebilirim. İçinde yer yer ayetlerden destek alınarak doğumundan ölümüne kadar biyografisi çıkarılmış Abdülkadir-i Geylani hazretlerinin. Ben pek bilgi sahibi değildim okuyana kadar. Bu kitap sayesinde tanıdım diyebilirim. Bir çok öğretinin bulunduğu bu kitabı herkese değil ama tasavvuf tarzı sevenlere kesinlikle önerebileceğim bir kitap. Gördüğü bir rüya vesilesiyle bu kitabı yazmaya başlayan yazarın dili, oldukça akıcı ve dingin. Kalemine ve yüreğine sağlık.
Sevgili dostlar, bu kitap Abdülkadir-i Geylani hazretlerinin hayatı ile yaşadığı dönemin tarihi ve kültürel özelliklerini konu alan tarihi ve tasavvufi bir romandır. Okurken hem tarihte yolculuk yapacak hem de manevi doyuma ulaşacaksınız.
#KitabıHayat
#AşkıSani
#EnginDinç
#KitapYorumu

Aşk-ı Sani / Engin Dinç kitabı az önce bitirdim. Yazar Erdinç Dinç bir gün rüyada kendini cennette görüp ve rüyada değerli Peygamberlerimizi görüyor ve rüya da Abdülkadir-i Geylânî hazretleri (Kuddise Sırruhu ) vardı. Yazar Erdinç Dinç gördüğü rüyada etkileyip Abdülkadir-i Geylânî hazretleri (Kuddise Sırruhu ) araştırmaya başlıyor . Araştırdıktan sonra Abdülkadir-i Geylânî hazretleri (Kuddise Sırruhu ) hayatını kitap yazmaya başladı . Gerçekten çok başarılı ve faydalı bir kitap olmuş . Herkese tavsiye ederim
Kitabın ortaya çıkışı çok dikkatinizi çekecek. Yazar, bir rüya görerek bu kitabı yazmaya karar veriyor. Çok severek ve bilgilenerek okudum. Abdulkadir Geylani gibi bir değeri her yönüyle tanıma fırsatı buldum. Baştan sona her sayfası bilgilerle ve tavsiyelerle dolu. Çok güzel kıssalar var, kitabı okurken kendimi sorgulamadan edemedim. Geylani haricinde, Onun seneler önceden müjdelediği zatlar da anlatılıyor kitapta. Her yönüyle çokça bilgilenmeme sebep oldu. Okumanızı ve sizin de bilgilenmenizi isterim.
"Aşkın son gözyaşı, hüznün son kuyusu, sevdanın en büyük yangını terk-i diyar etti. Gitti ama ardında bıraktıkları onu asla unutturmayacak nitelikteydi... Ne onu unutturur, ne onunla gönüllere lezzet olan AŞK'ı unutturur... Öyle güzellikler bıraktı ki ardında, yüzlerce yıl geçmesine rağmen onun yürüdüğü yollarda ayak izleri silinmedi, onun yandığı AŞK ile yananlar onun yolundan yüz çevirmedi. Ne evlatları, ne müritleri, ne sevenleri yüz çevirdi..."
Kitap, dene türünde yazılmış ve dinden hukuka, siyasetten toplumsal yaşama bir çok konuya dini bir bakış açısıyla bakılmış, kişisel gelişim tadında yazılmış nadide bir eserdir.
Bu kitap tıpkı istiridye içinde ki bi inci misali.İlk sayfayı açıyorsunuz ve parlayan bir inci.Resmen parlaklığı ile sizi büyülüyor.
Sayfaları heyecanla çeviriyor her sayfada farklı bir inci ile karşı karşıya kalıyorsunuz.
Okuyacağınız her bölüme başlarken derin bir nefes alıyorsunuz o bölüm bitince derin bir ah çekiyorsunuz.Neden mi ah çünkü çok boş işlerle uğraşıyorum diyorsunuz.
Konusu Abdülkâdir Geylâni'nin hayatı yaşadıkları sıkıntıları ve bu sıkıntılar karşında yaptıkları.Hocaları ile sohbetleri ve daha birçok şey..
Sıkıldın mı Yetiş ya Abdülkâdir Geylâni Hz de.
Derdin mi var Yetiş ya Abdülkâdir Geylâni Hz de.İşin içinden çıkamaz hâlde misin
Yetiş ya Abdülkâdir Geylâni Hz de.
Borcun mu var Yetiş ya Abdülkâdir Geylâni Hz de...
Her açtığınız sayfada kendinizden bir şeyler bulacaksınız. Kitap yazarın şiir ve sözlerinden oluşmaktadır. Her şiir kendine özgü görsellerle desteklenmiş. Çok beğenecek, yanınızdan ayırmayacaksınız.
Aşk nasıldır?
Aşkın yolu var mıdır?
Aşkı kalbe götüren dil midir?

Gönle inmemiş olan sözlerin neticesinde alabileceğimiz boş kelimelerin hiçbir faydası yoktur. Çırpınıp duran bir dil boş heveslerin içinde yüzüyorsa, aşkı gönül kafesine ulaştıramamışsa, kalbin acıyla yanışına su olur mu o kelimeler ?
O gözlerin bakışı hakikat fenerleriyle yanmıyorsa, karanlıktan ışığı görebilir miyiz, penceremiz olsa dâhi ?
O duyduğumuz sözler bizi dünyaya daha çok bağlıyorsa, dünya hayatını uyku hâli, ölümü rüyâdan uyanacağımız bir uyku sayabilir miyiz ?
Hatırlayabilir miyiz bir an olsun, dünyanın yalan olduğunu... ?
İşte bu kitap Abdülkadir-i Geylani hazretlerinin aşk ile bulduğu hakikat yolunun izinden parçalar sunuyor.
O yol ki izinde güller kokuyor,
O yol ki kapısında engel yok,
O yol ki aşkın adıyla can buluyor,
O yol ki asırlar sonrasında bile izi silinmiyor...


Bir Evliyaullahın o muaazzam yaşamını hayâl dünyamızda canlandırarak yaşatan, okurken kalbinizin derinliklerinde uzun yolculuklara çıkacağınız bu muazzam kitabı okumalısınız...

Yazarın biyografisi

Adı:
Engin Dinç
Unvan:
Yazar
Doğum:
İstanbul, Bakırköy, 23 Nisan
1988 İstanbul doğumlu. Adalet Bakanlığı'nda göreve başladı (2011). Anadolu Üniversitesi Kamu Yönetimi Bölümünü Bitirdi (2016). Anadolu Üniversitesi Hukuk/Adalet Bölümü öğrencisi (2016). Araştırmaları ve denemeleri çeşitli dergilerde yayınlandı. İlk kitabını 2015 yılında çıkarttı. İngilizce ve Göktürkçe bilmektedir. Ankara'da ikamet etmekte ve Adalet Bakanlığı'nda kamu hizmetine devam etmektedir.

Yazar istatistikleri

  • 3 okur beğendi.
  • 17 okur okudu.
  • 17 okur okuyacak.