Umutları pohpohlayan bir şiir yazmak benden uzak olsundu, umutsuz bir şiir ise ancak habis ve yıkılmış bir insanın eseri olabilirdi. Benimki, umudun nerde olduğunu düşündüren şiir olsun isterdim. Ülkem ve insanlarım: onlardan övgüyle kusurlarını örtercesine söz etme hakkı popülistlerin olabilirdi ancak. Benim yapacağım, ülkem ve insanlarımla bağlantılı bir bekleyişi, beklenecek bir yer olduğunu işaret etmek.
Yetişme yıllarımda kendi önümde açılan yolun bir sanat alanından geçtiğini sezmiştim. Ama hangi sanat alanı? Müzik ve resim yüksek maliyetlerle çalışan alanlardı. Bu yüksek maliyetle sadece parayla ölçülebilen cinsten sayılmaz. Asıl belirleyici o olmakla birlikte, bana çok yüksek gelen maliyet, bu alanlarda kendi yolumu bulmak için çok erken yaşlarda birilerin, kimilerine “eyvallah” etme mecburiyetiydi. Edebiyat alanı benim yetiştiğim yıllarda nisbi bir bağımsızlığa imkan veren nitelikteydi
İnsan için önüne çıkan bütün yollar “yürünebilir” yollar ise o insan artık kaybolmuştur. Kaybolmak nereye gideceğini bilememek, yani her yere gidebilmektir.