'Kuşkucu inkar eden değildir ve şüphe duymak; kabul etmemek, her şeyi reddetmek demek değildir. Şüphe duymak; gözü kapalı kabul etmemek, kontrol etmeden kabul etmemek demektir.
Yalancı ve sahtekarlar. Yalanla yaşıyorlar. Yalan olmadan yaşamayı dahi düşünemezler. Ticaretleri soygundan başka bir şey değil. Siyasetleri ya satın alma ya da satın alınma üzerine kurulu. Hem fikirlerini, hem sözlerini, hem de işlerini satarlar. Hem vicdanlarını, hem vatanlarını, hem de Tanrılarını satarlar.
Milyonlarca insan özlerinde aklen ve manen aptallar. Karınlarını doyurmak için yaşıyorlar. Emek vermekten nefret ediyorlar. Kendilerini beğenmiş, hovarda, ahlaken bozuklar ama akıllı, eğitimli ve çıkar gözetmeyen hayat kurucuları olarak muamele edilmeye bayılırlar.
Lise öğrencilerimiz sıklıkla sınav sonrası toplanıp tören havası içinde okul kitaplarını yakar. Neden peki? Bu ne anlama geliyor?
Çünkü manen ölü okulumuz canlı fikirler yerine sıkıcı okul formüllerinin tozunu veriyor öğrencilerine. Öğrenme arzusu uyandırmıyor. Öğrencilerde bilim aşkını canlandırmıyor. Bilimi anlamayı ve ona değer vermeyi öğretmiyor.
''Ve tüm bunlar her nasılsa sıradan bir şeydi. Doğrusunu söylemek gerekirse doğuştan kötü oldukları için değil, sürekli maddiyat sıkıntısı çektikleri için böyleydiler. İnsanlar esasen kötü, alçak veya ahlaksız değildir. Yoksulluktan, ağır işten, hor görülmekten, küçümsenmekten ezilmiş ve eziyet görmüşlerdir. Ruhları öfkeyle doludur. Ve onlardan daha zayıf olan herkese bu öfkeyi akıtmaya hazırlardır.