Yaban hareket sevmez. Yaşam ona karşı hakarettir, zira yaşam harekettir ve Yaban daima hareketi yok etmek ister. Denize koşmasını önlemek için suyu dondurur; ağaçların özünü çekerek kalbine kadar dondurur ve en acımasız, korkuncu ise Yaban'ın insana eziyet edip onu dize getirmesidir; en huzursuz yaşam formu olan insan, tüm hareketlerin nihayetinde durması gerektiği görüşüne daima isyan eden insan.
''Yakmaktan korkmayın. Çevrenizdeki her yer aydınlanana kadar kendiniz yanın ve etrafınızdakileri tutuşturun. Ama bu yolda hızlı bir başarı da beklemeyin. Sizleri onaylamak veya sizlere sempati duymak yerine alay edebilirler. Şan ve şeref yerine lanet ve nefret kazanabilirsiniz. Yardım etmek yerine gizli entrikalar kurabilir veya açıkça sizinle mücadele edebilirler. Onlarca, yüzlerce, binlerce karanlık güç sizin aydınlık işlerinizi söndürecektir. Ama siz yakın! Yanın ve yakın''
Aksilikler ve talihsizlikler olacaktır. Düşmanlarınızın zafer kazandığı zamanlar olacaktır. Düşmanlarınızın zafer kazandığı zamanlar olacaktır. Sizler sönmeyin! Manen yenilmeyin! Hiçbir zaman pes etmeyin!
Aksilikler ve talihsizliklerle karşılaştığınızda 'Biz denedik, başladık, mücadele ettik ve destek görmedik. Her adımımızda engellerle ve düşmanlıkla karşılaştık' demeyin. Böyle konuşmayın. Karanlığın ruhu söndürür, siz yakarsınız! Bir kez söndüyse ikinci kez yakın... Üçüncü, beşinci, yedinci, yüzüncü, bininci kez!
Makdonald, ''Hayatın yaratıcıları, sizler de sönmeyin!'' diye yazıyordu. ''Sizler de yanın ve etrafınızdakileri yakın! Nerde ne inşa ederseniz edin; köyde veya şehirde, mecliste, orduda, kilisede, eğitim bakanlığında veya başka bir yerde, her zaman ve her yerde yanın. Sadece bir anlığına, bir gün, bir hafta veya bir aylığına parlamayın. Yanın! Yanın ve tutuşturun çevrenizdekileri!