Bu, ölümün yüce ilanıdır. Bu ne büyük bir iç karaltısı, ama aynı zamanda da ne müthiş bir bahtiyarlıktır! Sonsuzluğa ait olmak, bu aidiyete zorunlu olarak kendi kendine bir ölümsüzlük, kimbilir belki de bir sonsuzluk atfetmek, evrensel yaşamın bu olağanüstü tufanının dalgalarında kararlılığı batmayan bir ben hissetmek! Yıldızlara bakıp "Ben de sizin gibi bir ruhum!" demek, karanlığa bakıp "Ben de senin gibi bir uçurumum!" demek.
Bütün müthiş büyüklükler gecedir.
Bütün bunların etkisi yalnızlıkla artıyor, bunlar Gilliatt'a ağır geliyordu.
Bunu anlıyor muydu? Hayır.
Bunu hissediyor muydu? Evet.