epia

epia
Pharmacist
Yüksek lisans
İzmir
963 okur puanı
Eylül 2020 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
…ve ümitsiz, çaresiz insanlar para harcardı.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Çünkü kendileri ruhunu tamamen yitirmiş insanlardandı. Rüşvet alır, rüşvet verirlerdi. Tanrıyı, dünyayı ve amirlerini aldatırlardı. Keza amirleri de uzaktaki daha büyük şehirlerde yaşayan kendi amirlerini aldatırlardı.
Kendini devlete, yasalara, ölçü ve ağırlıklara böylesine adayan bir ölçü ve ayar memuru buralarda daha önce hiç görülmemişti.
Puan vermedi·104 syf.··
2026 35. kitabı
Sardinya Efsaneleri // Grazia Deledda Grazia Deledda’nın kaleminden çıkan Sardinya Efsaneleri; adanın vahşi coğrafyasını, yoksul halkının kaderini ve tekinsiz mitolojisini buluşturan 13 öykülük etkileyici bir derleme. Eser, Sardinya’nın geçit vermez dağları ve sisli atmosferiyle şekillenen bir "korku odası" niteliği taşıyor. Deledda; adanın yerel hurafelerini, halkın çektiği acıları ve ölümle olan kadim bağlarını, kendine has edebi diliyle gün yüzüne çıkarıyor. Yoksulluk, kadercilik, batıl inançlar ve toprağın derinliklerinde saklı kalan gizemler, kitabın ana omurgasını oluşturuyor. Deledda’ya göre Sardinya toprakları, sadece fiziksel hazineler değil, aynı zamanda metafiziksel bir karanlık da barındırıyor. İnsan, hayatın zorlukları arasında bir çıkış yolu ararken merakına yenik düşüp hazine kapılarını aralıyor. Efsanelerin bu büyülü dünyasında zamanın nasıl geçtiğini anlamamak çok insani bir durum olsa da tüm karanlık atmosferik başarısına rağmen, eserin bende kalıcı bir iz bıraktığını söylemek ne yazık ki güç. Yine de siz karar verin.
Sardinya EfsaneleriGrazia Deledda · Can Yayınları · 2024188 okunma
Puan vermedi·544 syf.··
2026 46. kitabı
Kaybetme Sanatı // Alice Zeniter Alice Zeniter’in Kaybetme Sanatı, 1950’lerden 2000’lere uzanan, Cezayir Bağımsızlık Savaşı’nın gölgesinde şekillenmiş üç kuşaklık sarsıcı bir aile destanıdır. Zeniter, romanında yalnızca bir ailenin hikâyesini anlatmakla kalmıyor; göçün, kimliksizliğin ve toplumsal hafızanın üzerimizdeki ağır yükünü ustalıkla masaya yatırıyor. Hikâye, dede Ali’den torun Naima’ya uzanan bir zaman tünelinde şekilleniyor. Dede Ali, İkinci Dünya Savaşı’na katılmış, kadere inanan bir Berberi. Cezayir’in bağımsızlık sürecinde tarafını seçmediği veya birtakım örgütlere yardım etmediği gerekçesiyle "hain" ilan edilerek memleketini terk etmek zorunda kalan bir sürgündür. •Baba Hamid, çocuk yaşta Fransa’ya sığınan ve göçün yarattığı o derin kimlik karmaşasının ve uyum sağlama çabasının vücut bulmuş halidir. Naima ise Cezayirli bir baba ve Fransız bir annenin kızıdır. -Yazarla büyük oranda paralellik gösteren Naima, kendi köklerini ararken iki kültür arasında sıkışmışlığın, ötekileştirilmenin ve aidiyet arayışının tam merkezinde yer alır. Zeniter’in kalemi, sıradan bir aile hikâyesini tarihsel bir yüzleşmeye dönüştürüyor. Roman, Cezayir Savaşı ve sonrasında yaşanan travmaların göçmen topluluklar üzerinde neden bu kadar uzun süre sessizlikle örtüldüğünü sorguluyor. Yazarın, bu toplumsal sessizliği "kaybetme sanatı" olarak tanımlaması oldukça çarpıcı. Kaybetme Sanatı, hem tarihsel arka planı derinlemesine kavramak hem de karakterlerin içsel yolculuğuna tanıklık etmek isteyenler için güçlü bir seçim. "Tarihin sessiz kurbanlarını" görünür kılan bu akıcı metin, kimlik arayışının ve köklerden kopmanın evrensel sancısını hissettiren bir başucu eseri niteliğinde.
Kaybetme SanatıAlice Zeniter · Livera Yayınevi · 2022205 okunma