bir insanı yok saymaya çalıştığın ölçüde sende var olur.
değer verdiğiniz dışında kimseyi zihninizde bedava kira vermeden yaşatmayın. yorarsınız kendinizi.
yargılar gibi oldum ama olsundu.
kitabın alıntıları gözüme çarptı. matematiğe basit dediği yerde koptum. gözümde direkt çöp oldu. anladım ki laf olsun torba dolsun nabza şerbet verelim denginde bir kitap.
matematik neden basit değil diye soracak olanlara kısa bir izah yapayım. matematik evrenin dilidir(fiziktir değildir tartışılır) yani senin konuşurken kullandığın kelimeler gibi düşün. haliyle karmaşık olan hayatı ifade eden/etmeye çalışan bir dil nasıl basit olabilir? basit olsaydı o zaman hayat basit olması gerekmez miydi?
bu yüzden yazarın donanımdan ziyade edebiyat yaptıgını hissettim. gözümden düştü.
Alanım matematik olduğu için söylüyorum: matematik basit değildir arkadaşlar. basit olsaydı adı edebiyat olurdu.(küçümsemek için söylemedim) önüne gelen herkes yapar toplum uzaya yürürdü belki.
matematiğe basit demek, matematiği anlamamak demektir. haliyle hayatın karmaşıklığını anlamasını da bekleyemezsin. matematik zordur. düşünmeyi sevmeyi ister,çaba ister,emek ister hayat gibi.
bir de matematik inanç meselesi değildir. bir matematikçi teoremi bana inandır demez,ispatla der. çünkü kabuller üzerine kurulmuştur. bir araç olarak kullanılır.
o yüzden matematiğin zorluğunu, gerekliliklerini kabul ile başlamak gerekir inanarak değil. inanacaksan kendine inanabilirsin yapabileceğine dair.
...
"18.yüzyılda emeği senkronize etmek için ilk kez bir saat kullanıldığından beri zaman parayla ilişkili olarak anlaşıldı. Saatler finansal olarak ölçüldüğünde, insanlar onları boşa harcamak, tasarruf etmek veya kârlı bir şekilde kullanmak konusunda daha fazla endişelenir oldular. Ekonomiler büyüdüğünde ve gelirler yükseldiğinde, herkesin zamanı daha değerli hale geliyor. Ve bir şey ne kadar değerli olursa, o kadar kıt görünür. "
Sayfa 71 - Economist dergisi, Aralık 2014·Kitabı okuyor