uzun zaman önce üstün körü okumuştum.şimdi tekrar okudum ve üç gün gibi bir zamanda defalarca aynı satırları okuyarak bitirebildim.128 sayfa olmasına aldanmayın, burada bir felsefe yatıyor:"sevmenin felsefesi". Anlaması zor bir kitap birazcık.
gerçek şu ki kapitalist düzenin insanı otomatlaştırdığı, mutluluğun haz peşinde olduğu dayatması ile sevgiyi de alınıp satılabilen bir nesneye/metaya dönüştürdüğünün gerçeğini yüze vuruyor. yani bizim sevgi dediğimiz şey sevgi değil yalnızlıktan kaçış için yasal düzende birlikte yaşama.o yüzden sizin sevdiğiniz kişi, yalnızlıktan kaçış biletiniz. belki de ailenizin "evlen oğlum/kızım yaşın geldi" dayatmasından kaynaklı bir beden. sizin de suçunuz yok çünkü sevgiyi aileden çevreden böyle gördünüz. akıl fikir sahibi iseniz o gerçek sevgi değil, bağlılık gibi bir şey.çünkü gerçek sevgi hiç bitmez ve her şeyi sevmeye başlarsın ve bu eylem ile hissettirirsin.bahanesi yoktur yani.
son olarak, kişi kendini sevmezse kimseyi gerçek manada sevemez.bir de yalnızlığı ile mutlu olamayan birey de tam anlamıyla sevemez.o yüzden önce birey kendini sevecek,yalnız da hayat sürebilecek nitelikte olacak,bunun bilincinde olacak sonra bu kitabı okuyacak sevginin unsurlarını görecek. ee sonuçta bu bir sanat herkesin sanatı farklı. mutlu ise sanatında,bize takdir etmek düşer.